
Mitolojideki Sisyphus’un (Sisifos) hikayesini duydunuz mu?
“Tanrılar Sisifos’u bir kayayı bir dağın tepesine kadar yuvarlayıp çıkarmaya mahkum etmişlerdi; Sisifos ne zaman kayayı tepeye kadar getirecek olsa, kaya tepeye gelince yeniden aşağı düşecekti ve bu sonsuza kadar böyle sürüp gidecekti…”
“Tanrılar, yararsız ve umutsuz gayret göstermekten daha ağır bir ceza olmadığını düşünmüşlerdi.”
Kendinizi Sisifos gibi hissettiğiniz oluyor mu?
Özellikle de iş hayatında…
Neden çalışıyoruz? Para için mi?
Bir çalışanı ne motive eder? Prim mi?
Dan Ariely’nin TED’deki konuşmasında “Motivasyon” hakkında çok kritik noktalara değiniyor.
Onun yaptığı bir deneyde, insanlara Lego’dan model yaptırılıyor ve karşılığında 3 dolar ödeniyor.
Her seferinde ödeme tutar 30 cent düşüyor… Ta ki, tamam diyene kadar.
Yine aynı şekilde yapılan bir deneyde yapılan Lego’lar yapanın gözü önünde bozulup, tekrar yapması isteniyor.
Temelde istenen iş aynı, ancak yapanın yaptığı işe olan anlamı azalıyor.
Aradaki fark; ilk grup 11 kere bunu yaparken, ikinci grup sadece 7 kerede işi bırakır.
Diğer bir deneyde ise bir yazilı egzersiz verilir. Birinci gruba kağıdın üzerine ismini yazması istenir, ve grubun kağıdı incelenir, “hı hı” diğerek onaylanır ve dosyalanır.
İkinci grubun kağıtları hiç bakılmadan hemen dosyalanır.
Üçüncü grubun ise kağıtları doğrudan çöpe atılır.
Birle üç arasındaki motivasyon farkı tahmin edeceğiniz gibi çıkar, ancak aradaki genel durumda ne olur? Hangi uca daha yakın çıkar sonuç?
İkinci grubun sonucu üçe yakın çıkar. Hiç ilgilenmeden dosyalanan iş, çöpe giden kadar olumsuz etkiler katılanları.
Ariely, bir de IKEA etkisinden bahsediyor konuşmasında; kendi yaptığımız işlere verdiğimiz değerin artması…
Ona sahiplenmemiz ve bağ kurmamız…
İş verimliliği konusunda bir devrim yaratan Adam Smith, bir işi küçük parçalara ayırarak daha hızlı yapılmasını sağlamıştır. Yani bir kişi sadece vida sıkarken, diğeri sadece boya yapar, ve diğeri de sadece kontrol eder vs.
Ancak Karl Marx ise işin anlamını yitirmesi ile çalışanın kendini anlamsız hissetmesinin verimlilikten daha önemli olduğunu vurgulamıştır.
Özellikle otomasyonun artması, insanları yaratıcılıkları ve zihinleri ile çalıştığı Bilgi Toplumunda Karl Marx’ın daha haklı olduğu kesin.
Zihinsel açıdan ise motive olmak ve işe odaklanmak için az da olsa heyecana ihtiyacınız var, bu da adrenalin ve dopamin salgılarının doğru miktarda olması ile sağlanır.
Korku yüklü faktörler adrenalini artırırken, olumlu faktörler dopamin salgılanmasına sebep verir.
“Anlam”, işe sahiplenme beynin ödül mekanizmasını harekete geçireceği için dopamin seviyesi artacak, ödül kısımları aktive olacak ve iş tatminimiz tavan yapacaktır.
Ariely’nin konuşmasının sonunda, iş motivasyonunu artırmak için gereken faktörleri sıralıyor:
- Anlam
- Yaratıcılık
- Gayret
- Sahiplenme
- Kimlik
- Gurur
Hintli filozof Krishnamurti de motivasyonun sevdiğimiz işi yapmaktan geçeceğini düşünür…
Yaptığınız işi zevkle yapacak yollar bulabilir miyiz?
Veya hangi işten en büyük keyfi alacağımızı?




“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”