NEUROMARKETING

Yorum Yok
11 Temmuz 2013
Kategori Yönetim
Etiketler
Paylaş

motivasyon0

Mitolojideki Sisyphus’un (Sisifos) hikayesini duydunuz mu?

“Tanrılar Sisifos’u bir kayayı bir dağın tepesine kadar yuvarlayıp çıkarmaya mahkum etmişlerdi; Sisifos ne zaman kayayı tepeye kadar getirecek olsa, kaya tepeye gelince yeniden aşağı düşecekti ve bu sonsuza kadar böyle sürüp gidecekti…”

“Tanrılar, yararsız ve umutsuz gayret göstermekten daha ağır bir ceza olmadığını düşünmüşlerdi.”

Kendinizi Sisifos gibi hissettiğiniz oluyor mu?
Özellikle de iş hayatında…

Neden çalışıyoruz? Para için mi?
Bir çalışanı ne motive eder? Prim mi?

Dan Ariely’nin TED’deki konuşmasında “Motivasyon” hakkında çok kritik noktalara değiniyor.

motivasyon_

 

Onun yaptığı bir deneyde, insanlara Lego’dan model yaptırılıyor ve karşılığında 3 dolar ödeniyor.

Her seferinde ödeme tutar 30 cent düşüyor… Ta ki, tamam diyene kadar.

Yine aynı şekilde yapılan bir deneyde yapılan Lego’lar yapanın gözü önünde bozulup, tekrar yapması isteniyor.
Temelde istenen iş aynı, ancak yapanın yaptığı işe olan anlamı azalıyor.

Aradaki fark; ilk grup 11 kere bunu yaparken, ikinci grup sadece 7 kerede işi bırakır.

Diğer bir deneyde ise bir yazilı egzersiz verilir. Birinci gruba kağıdın üzerine ismini yazması istenir, ve grubun kağıdı incelenir, “hı hı” diğerek onaylanır ve dosyalanır.

İkinci grubun kağıtları hiç bakılmadan hemen dosyalanır.
Üçüncü grubun ise kağıtları doğrudan çöpe atılır.
Birle üç arasındaki motivasyon farkı tahmin edeceğiniz gibi çıkar, ancak aradaki genel durumda ne olur? Hangi uca daha yakın çıkar sonuç?

motivasyon44

 

İkinci grubun sonucu üçe yakın çıkar. Hiç ilgilenmeden dosyalanan iş, çöpe giden kadar olumsuz etkiler katılanları.

Ariely, bir de IKEA etkisinden bahsediyor konuşmasında; kendi yaptığımız işlere verdiğimiz değerin artması…
Ona sahiplenmemiz ve bağ kurmamız…

motivasyon7

İş verimliliği konusunda bir devrim yaratan Adam Smith, bir işi küçük parçalara ayırarak daha hızlı yapılmasını sağlamıştır. Yani bir kişi sadece vida sıkarken, diğeri sadece boya yapar, ve diğeri de sadece kontrol eder vs.

Ancak Karl Marx ise işin anlamını yitirmesi ile çalışanın kendini anlamsız hissetmesinin verimlilikten daha önemli olduğunu vurgulamıştır.

Özellikle otomasyonun artması, insanları yaratıcılıkları ve zihinleri ile çalıştığı Bilgi Toplumunda Karl Marx’ın daha haklı olduğu kesin.

Zihinsel açıdan ise motive olmak ve işe odaklanmak için az da olsa heyecana ihtiyacınız var, bu da adrenalin ve dopamin salgılarının doğru miktarda olması ile sağlanır.
Korku yüklü faktörler adrenalini artırırken, olumlu faktörler dopamin salgılanmasına sebep verir.
“Anlam”, işe sahiplenme beynin ödül mekanizmasını harekete geçireceği için dopamin seviyesi artacak, ödül kısımları aktive olacak ve iş tatminimiz tavan yapacaktır.

motivasyon1

Ariely’nin konuşmasının sonunda, iş motivasyonunu artırmak için gereken faktörleri sıralıyor:

  • Anlam
  • Yaratıcılık
  • Gayret
  • Sahiplenme
  • Kimlik
  • Gurur

Hintli filozof Krishnamurti de motivasyonun sevdiğimiz işi yapmaktan geçeceğini düşünür…

Yaptığınız işi zevkle yapacak yollar bulabilir miyiz?
Veya hangi işten en büyük keyfi alacağımızı?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hakkında

“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”

Deniz Öztaş; TED Ankara Koleji, ODTÜ Makine ve ODTÜ İşletme Yüksek Lisansı ile 18 senelik eğitim hayatında öğrendiklerini 2006 sonrasında unutma sürecine girip, yeniden öğrenmeyi seçti, yeniden bir yolculuğa başladı...

Devamı...

NeuroMarketing Business Association Resmi İş Ortağı

neuromarketing business association

Takip Et

Popüler Yazılar

  • Zihnimizde Kaç Kişi Var?

      Şu ana kadar beyni üç ana kısımda inceledik; eski beyin (sürüngen), orta beyin (memeli) ve yeni beyin (mantık)… Eski beyin, sürüngen beynimiz ve en ilkel olmasına rağmen büyük patron olan ve kendini guvende hissetmediği zaman kontrolü başka kimseyen bırakmayan kısım. Orta beyin ise duygusal olan memeliler ile benzeşen kısım. Yeni beyin ise özellikle hiç bir canlıda bu kadar gelişmemiş... Devamı »

  • İlk Müşteriniz Çalışanınız

    Ürününüz ne olursa olsun, son kullanıcıya ulaşana kadar bir çok çalışanız ve sizin için satış yapan bir firmanın elinden geçer ürün. Tüm bu yolculuk boyunca emek sarf eden insanların sizin ürününüzü satmaları için iyi bir neden’leri olması gerekir. Sadece para kısa dönemli ve kalıcı olmayan bir faktördür. Daha iyi bir maaş, daha ucuz bir ürün her şeyi bir anda alt... Devamı »

  • Kabile Çağı Geri Geldi

    İnsan zihni, acıdan kaçınırken, ödülleri maksimize etmek ister. Bu, hayatta kalmak için gereklidir. İnsanlık tarihine baktığımızda kıtlık ön plandadır. Tehlike çoktur ve kaynak genellikle azdır veya fazlaca çaba ister. İnsan avlanmak zorundadır. Avlanırken ve korunurken kabile halinde yaşamak genlerine işlemiştir. Tarım hayatına geçerek yerleşmeye ve çoğalmaya başlayan insanlar için ilk büyük devrim, seri imalat devrimidir. Kıtlığa karşı, ilk defa seri... Devamı »

  • Bilinçaltı ve Müşteriyi Okumak

    Zihinsel Pazarlamanın işi beyinle, dolayısıyla zihinle… Zihni ise bilinçli ve bilinçsiz, daha doğrusu bilinç ve bilinçaltı oluşturuyor. Bilinçaltı ismi ile Google ‘görsel’ olarak araştırdığınızda karşınıza ürpertici görseller çıkabiliyor. Bunun en temel sebebi anlamadığımız, elde tutamadığımız kavramlardan genellikle korkuyor olmamız. Psikolog Scott Peck’in tabiri ile zihnimizi toplam bir daire oluşturursa, bilinçaltı bu dairenin %95 veya biraz daha fazlasını temsil etmektedir. Eğer... Devamı »

  • Dikkat Dağınıklığı ve Dürtüler mi? Prefrontal Korteks!

    Zihnimiz… Biz mi onu kullanıyoruz, o mu bizi? Amacı bizi hayatta tutmak, bu sebeple asgari düzeyde enerj harcayarak bizi hayatta tutacak ve türümüzü devam ettirecek kararlarımızı otomatik olarak bilinçaltından veriyor… Biz farkında değilsek onun kararları doğrultusunda yaşıyoruz hayatımızı. Özgür iradenin olmadığını sorgulayan birçok kişinin düştüğü tuzak zihnin gözlemleyebildiğimizin farkında olmamak. Gözlemleyebiliyoruz, gözlemliyorsak ondan farklı bir şeyizdir. Onun davranışlarını izler ve... Devamı »