NEUROMARKETING

Yorum Yok
2 Mart 2020
Kategori Pazarlama
Etiketler ,
Paylaş

sadakat

Sadakat Programları iki tarafı keskin bıçak mı?

Müşteri bağlılığını artırmak amacıyla yapılan çalışmalar ters tepteği durumlar oluyor mu?

Hiç bir markanın uzun süre müşterisi olup da, farklı hisstemediğiniz oldu mu?

Hatta üye olmanın olmayanlara göre dezavantajlı olduğu durumlarla karşılaştınız mı?

Cevap: Evet mi?

Brainfluence” yazarı, Zihinsel Pazarlama uzmanlarından Roger Dodley,
Starbucks’ın Sadakat programlarını değerlendiriyor. İşte Amerika’dan Starbucks örneği…

Starbucks Gold kartı ile müşterileri ücretsiz tekrar doldurma ve bazı dönemlerde bazı ikramlardan yararlanabiliyorlar.
Yeşil kart ise bir alt kategori. Gold kartın rengi ve üzerinde yazan isminiz de diğer bir ayrıcalık.

Birgün Starbucks Gold üyelerinden birine şöyle bir mesaj gönderir:

“Bu sene Gold Statüsünü yakalayamadınız… Ama tekrar bu seviyeyi almak çok kolay”.

Gold Statüsünde kalmak için 12 ayda 30 Yıldız toplamanız gerekir, bu aynı zamanda yeni bir müşterinin Gold kart için elde etmesi için gereken kriter..
Ayrıca bu kişi statüsü alınmadan önce uyarılmamış.

Çok dostane ve sıcak bir mesaj olmasına karşın, Starbucks Zihinsel Pazarlama açısından doğru bir strateji izlemiş midir?
Bu mesaj derinine bakıldığında çok da olumlu değil. Müşterinin sil baştan tekrar uğraşması gerekiyor.

Starbucks Nasıl Yapmalıydı?

Roger Dodley’in “Hedefe Yaklaşma” hipotezine göre fareler ödüle yaklaştıkça, hızları artar.

Kolombiya Üniversitesinin çalışmasına göre kişiler ücretsiz kahve kazanmaya yaklaştıkça, kahve tüketimlerini artırıyorlar.

Sonuç olarak Starbucks sadakat programında başarılı olmak için neler yapabilirdi?

*Ödül içeçeklere yaklaştıkça gelişim göstermek.

Sıkı sık Starbucks’a gitseniz bile kahve sayınızı saymazsınız. Hedefe yaklaştıkça bunu hatırlatacak bir mesaj atabilirsiniz.
“Ödül kazanmanıza 3 kahve kaldı.” gibi bir mesaj motivasyonu artıracaktır.

*Statü kaybı yaklaşmadan uyarı vermek.

Aniden kaybettiğiniz bir statü sizi mutsuz edecektir. Yıllık bir kartta, en az bir ay önceden bildirim gösterilmesi uygun olur. Zamanlama ürünün normal ve maksimum seviyesine göre belirlenmeli. Havayolları için son bir ay çok geç kalınmış olabilir. Buna bir de o döneme ait özel bir kampanya eklenirse ‘motivasyon’ artacaktır.

*Statü düşüşü olan eski müşterilere avans vermek.

Eski üyeniz zaten kendini ispatlamış durumda. Onu tekrardan kazanmak için avans yıldız verilmesi, hem de bu hedefe daha yakın başlama avantajı ile tüketimini de artırması sağlayacaktır. Bunun maliyeti yavaşlamış düzenli müşterinin tekrardan aynı seviyede tüketmesi ile kat ve kat çıkacaktır.

*Dijital ağları kullanmak.

Üyelere bilgisayarlarından Starbuck’a log-in olmaları için bir kampanya yapılsa, hedefe az kaldığını gösteren mesajlar anında verilebilir.

Sonuç olarak, sadakat programlar (1) ezbere yapılmamalı, (2) mevcut müşterilere ‘farklı’ oldukları hissettirilmeli, ve (3) sistemde tutmak için interaktif çalışmalar yapılmalı.

Mevcut müşterilerin memnuniyeti artırıp elde edilecek “Kulaktan Kulağa” reklam, sıfırdan yeni müşteri kazanmaya göre daha verimli olacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hakkında

“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”

Deniz Öztaş; TED Ankara Koleji, ODTÜ Makine ve ODTÜ İşletme Yüksek Lisansı ile 18 senelik eğitim hayatında öğrendiklerini 2006 sonrasında unutma sürecine girip, yeniden öğrenmeyi seçti, yeniden bir yolculuğa başladı...

Devamı...

NeuroMarketing Business Association Resmi İş Ortağı

neuromarketing business association

Takip Et

Popüler Yazılar

  • Zihnimizde Kaç Kişi Var?

      Şu ana kadar beyni üç ana kısımda inceledik; eski beyin (sürüngen), orta beyin (memeli) ve yeni beyin (mantık)… Eski beyin, sürüngen beynimiz ve en ilkel olmasına rağmen büyük patron olan ve kendini guvende hissetmediği zaman kontrolü başka kimseyen bırakmayan kısım. Orta beyin ise duygusal olan memeliler ile benzeşen kısım. Yeni beyin ise özellikle hiç bir canlıda bu kadar gelişmemiş... Devamı »

  • İlk Müşteriniz Çalışanınız

    Ürününüz ne olursa olsun, son kullanıcıya ulaşana kadar bir çok çalışanız ve sizin için satış yapan bir firmanın elinden geçer ürün. Tüm bu yolculuk boyunca emek sarf eden insanların sizin ürününüzü satmaları için iyi bir neden’leri olması gerekir. Sadece para kısa dönemli ve kalıcı olmayan bir faktördür. Daha iyi bir maaş, daha ucuz bir ürün her şeyi bir anda alt... Devamı »

  • Kabile Çağı Geri Geldi

    İnsan zihni, acıdan kaçınırken, ödülleri maksimize etmek ister. Bu, hayatta kalmak için gereklidir. İnsanlık tarihine baktığımızda kıtlık ön plandadır. Tehlike çoktur ve kaynak genellikle azdır veya fazlaca çaba ister. İnsan avlanmak zorundadır. Avlanırken ve korunurken kabile halinde yaşamak genlerine işlemiştir. Tarım hayatına geçerek yerleşmeye ve çoğalmaya başlayan insanlar için ilk büyük devrim, seri imalat devrimidir. Kıtlığa karşı, ilk defa seri... Devamı »

  • Bilinçaltı ve Müşteriyi Okumak

    Zihinsel Pazarlamanın işi beyinle, dolayısıyla zihinle… Zihni ise bilinçli ve bilinçsiz, daha doğrusu bilinç ve bilinçaltı oluşturuyor. Bilinçaltı ismi ile Google ‘görsel’ olarak araştırdığınızda karşınıza ürpertici görseller çıkabiliyor. Bunun en temel sebebi anlamadığımız, elde tutamadığımız kavramlardan genellikle korkuyor olmamız. Psikolog Scott Peck’in tabiri ile zihnimizi toplam bir daire oluşturursa, bilinçaltı bu dairenin %95 veya biraz daha fazlasını temsil etmektedir. Eğer... Devamı »

  • Dikkat Dağınıklığı ve Dürtüler mi? Prefrontal Korteks!

    Zihnimiz… Biz mi onu kullanıyoruz, o mu bizi? Amacı bizi hayatta tutmak, bu sebeple asgari düzeyde enerj harcayarak bizi hayatta tutacak ve türümüzü devam ettirecek kararlarımızı otomatik olarak bilinçaltından veriyor… Biz farkında değilsek onun kararları doğrultusunda yaşıyoruz hayatımızı. Özgür iradenin olmadığını sorgulayan birçok kişinin düştüğü tuzak zihnin gözlemleyebildiğimizin farkında olmamak. Gözlemleyebiliyoruz, gözlemliyorsak ondan farklı bir şeyizdir. Onun davranışlarını izler ve... Devamı »