
Hepimiz yaşadıklarımızı hatırlama konusunda iddialıyızdır.
Aynı olayı yaşayanlar bile kendi hatırladıklarından emindirler.
Beynimiz ise, (1) eksik bilgileri geçmiş deneyimlerine göre tamamlar ve (2) her kişinin odak noktası farklıdır.
Beynimiz bizi ve kendini korumak amacıyla milyarlarca veriyi süzerek beyne ulaştırır. Bu da doğal olarak kişilerden farklı bakış açıları ve o kişinin deneyimlerinden kaynaklı eski hatiralarla bezenmiş bir yeni anı yaratır.
Mahkemelerde şahitlik yapan kişilerin olayları daha sonra farklı hatırladıkları, avukat veya diğer şahitleri dinledikçe hatılarının değiştiği gözlenmiştir.
TED konuşmasında bu konuya değinen Elizabeth Loftus, Amerika’da masum olarak 10 yıldan 30 yıla kadar mahkum edilmiş kişileri araştırmış.

Masum olmalarına rağmen mahkum olan bu 300 kişinin %75’i hatalı şahitlikten dolayı mahkum olmuşlardır.
Hatta, çok fazla manipülasyonla bir kişi, işlemediği suçu bile itiraf eder hale gelebiliyor.
Daha önceki yazilarda, farelerin beyinlerine sahte anılar yüklendiğini hatırlarsınız.
Her türlü anlaşma ve önemli olayı kaydetmekte veya yazilı hale getirmekte fayda var.
İnsan, kendi zihnine ne kadar guvenebilir?
“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”