NEUROMARKETING

Yorum Yok
27 Ekim 2013
Kategori Bireysel Gelişim, Yönetim
Etiketler ,
Paylaş

zihni anlamak

Daha önceki yazilarda ‘Veto Hakkı’ından bahsedilmişti.
Bu bilincaltindan kontrolü ele aldığımız andır.

Peki, kontrolü ele alan kim? Bu Veto Hakkı’nı kullanan kim?

Düşündüğünün farkında olan tek canlı insan…

Bir çok nörobilimcinin bile bakış açıları bizim zihin, yani beyinle aynı şey olduğumuz…
Ancak zihni anlayan ve kontrol edebilen bir varlık daha var. Buna bilinç, ruh, enerji veya alan diye bahsedenler var.

Zihnin işleyişini anlaşıldığında, zihin sizi değil, siz zihniniz kullanmaya başlıyor; özellikle de önemli anlarda. Örnek olarak, birçok kişi arzuların peşinden giderek onlara mahkum olur. Güzel bir ev görürsünüz, onunla ilgili duyumlar ortaya çıkar, bu duyumdan sonra o eve sahip olmalıyım dendiğinde arzu devreye girer. Bu süreç gözlemlerseniz, arzunun oluştuğu anı ve zayıflayıp yok olduğunu farkedersiniz. Arzunun, işinizi tutku ile yapmaktan çok farklı olduğunu da unutmamak gerekir. Zihniniz her türlü davranışınız ve hissiniz için sizi bile kandıracak akıllı bahaneler üretmekte ustadır.

Son zamanların en popüler mesleklerinden biri haline gelen ‘Koçluk’un bir çok prsensibi de zihnin nasıl çalıştığı ile yakından ilgili… Bu konuda Nörobilimi kullanan Liderlik Koçu David Rock’ın ‘Your Brain at Work’ ve ‘Coaching with Neuroscience’ kitaplarında bunun detaylarını fazlasıyla bulabilirsiniz.

zihni anlamak2

Bu kitaplarda özellikle aklinizda tutabileceğiniz SCARF modelinin Türkçesini SBOTA olarak çevirebiliriz.

Zihnimiz, korkudan kaynaklı guven arayışındadır, birçok şekilde kendini guvende hissetmek ister. Temelde korku kaynaklı olan bir çok özelliğinden özellikle ilişkilerinizde ve iş yerinizde beş ana madde üzerinde duruyor David Rock:

SBOTA

S-tatü:
Zihnimiz hep haklı olmak ve tartışmalarda üstün gelmek ister. Özellikle erkelerde testesteron salgısı artmakta ve statü sahibi olan erkeler, kendilerini daha çekici ve mutlu hissetmekte. Aynı zamanda bu guvenlik hissinide kuvvetlendirmektir.

Statü seviyesi yukarda olan bir yoneticinin varlığı bile çalışanlar için tehdit oluşturur. Bu aile için de geçerlidir. Bazen ebeveynler çok iyi niyetli bile yaklaşsalar, çocuklarından bir itiraz görebilirler.

Statü oyunu, tek bir kazananı olan bir oyundur. Bir kazanan, bir kaybeden vardır. Eğer alt statüde biri ile iletişim kurarsanız, seviye farkını azaltmak için SBOTA’nın tüm maddelerine uygun olarak bir yakınlık kurmak işe yaracaktır.

Takımınızda çok statü peşinde koşan kişini aynı takımda ve ortamda olmasını engelleyebilirsiniz.

zihni anlamak6

B-elirsizlik:
Psikolojik anlamda ‘zaman’ kavramı var mıdır? Zaman doğal olarak günlük hayatımızda kullandığınız mekanik saattir. Ancak psikolojik olarak geçmiş geçmiştir, gelecek de yoktur. Sadece ‘Şimdi’ vardır. Gelecek zaman hiç bir zaman gelmez. Gelecek, ileride yaşama ihtimaliniz olan ‘Şimdi’ olasılıklarıdır.

Zihin ileride başına gelebilicek olan olay veya durumlar hakkında kurgular uydurarak sizi endişeye sevkeder ve doğal olarak guvenlik ihtiyacı duyar.

Belirsizliği, değişimi hiç sevmez, bu da gelişimin önündeki en büyük engeldir. Endişe duyulan olayların %1’i bile gerçekleşmez, ve dönüp son 10 senenize baktığınızda başına gelenleri ne kadarını tahmin etmiş olduğunuza bir bakım?

Planınız olabilir, ancak plana tamamen bağlı kalmamak, varsayımlarda bulunmamak gerekir.

O-tonomi:
Bir iş konusunda kontrolü kaybetmek korkusu yapar. Böyle kişilere yardım etmek bile zor olabilir. Kendi yaptıkları işe o kadar sarılmışlardır ki, sanki onunla varolurlar. Uç seviyede olmasa bile bir işin ucundan tutmak ister zihin.

Bu sebepte işte bir takım oyunu olduğunda her bireyin az da olsa iş bir kısmında sorumlu olması, zihni rahatlatacaktır. Bu küçük ilerlemeler bireysel kutlama ve ödüller ile desteklenebilir. Bu arkadaş çevresinde ve aile içinde de kullanılabilir bir taktiktir. Bugün büyük toplumlarda, bireylerin oy verme şansı olmasına rağmen, işleyişle ilgili hiç otomomileri yoktur. Her türlü işleyişde bireylerin bölgesel bile olsa karar aşamasına dahil edilebilir mi?

zihni anlamak3

T-akım:
Zihin, yanlızlıktan korkar. Aşırı uçlardan uzak durmaya çalışır, genellikle ilk ve son olmak istemez. Genellikle de bir takımın parçası olmak zihni guvende hissettirir. Bu taraftarlığın da en temel sebeplerinden biri; hiç futboldan anlamayan, kendisi o sporu yapmamış, maddi ve manevi br çıkarı olmayan bir kişi taraftar olabiliyor.

Aile içinde, arkadaş çevresinde veya işte bu durumun farkınd olmakta fayda var. Gereksiz fanatik taraftarlığı bir yana bırakırsak, ilişkilerin sağlıklı olabilemesi için çok abartmadan bir takım, arkadaşlık veya aile ruhu çok faydalı olacaktır.

Hiçbir zihin dışarıda kalmaz istemez.

A-dalet:
Çok ilginç bir konudur adalet. Hepimizin kendimize göre bir adalet duygusu ve anlayışı vardır. Hemen ‘olmaz böyle adalet’ deriz ve veririz tepkimizi. Adalet var mıdır? Varsa tek midir? Göreceli midir? Zamana bağımlı mıdır? Peki ya, kültüre, cinsiyete, yaşa?

Bazı kültürlerde halen insan yemek normal sayılabiliyor, geçmiş zamanlarda kölelik çok normalken, bugün toplumların devam adalet konusunda bölündüğünü görüyoruz.

Adalet konusunun kendi ilişkilerimizdeki en ilginç kaynağı ‘karşılaştırmak’tan gelir. Onun maaşı daha fazla, o daha çabuk terfi aldı, onun kıyafetleri  daha çok vs…

zihni anlamak7

Sonuç olarak, ne yapmalı? Bu konuda farkındalık seviyesini artırabilir misiniz? Yine zihin başkasından gelen bilgi, öneri ve tavsiyeleri tehdit olarak algılayacaktır. Yani bunun için kendinizi yormayın; hazır olan öğrenci öğretmenini bulacaktır.

Yapabileceğiniz, tüm SBATO maddelerini aklinizda tutup, zihni sakinleştirmek ve verimli bir ilişki, toplantı, iletişim elde etmektir.

Tüm olacakları, beklenenleri, iş tanımlarını önceden açıklayarak belirsizliği azaltırken, statü ve otonomi  konusunda da bilgilendirme yapmış olursunuz. Ekibin amacını, işleyişini ve sonunda verilecek ödül, terfi gibi konuları açıkça belirtirseniz, takım ve adalet konularında zihinler sakinleşir.

En sonunda, kullanılacak ‘zihin’ işin kendisine odaklanabilecektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Hakkında

“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”

Deniz Öztaş; TED Ankara Koleji, ODTÜ Makine ve ODTÜ İşletme Yüksek Lisansı ile 18 senelik eğitim hayatında öğrendiklerini 2006 sonrasında unutma sürecine girip, yeniden öğrenmeyi seçti, yeniden bir yolculuğa başladı...

Devamı...

NeuroMarketing Business Association Resmi İş Ortağı

neuromarketing business association

Takip Et

Popüler Yazılar

  • Zihnimizde Kaç Kişi Var?

      Şu ana kadar beyni üç ana kısımda inceledik; eski beyin (sürüngen), orta beyin (memeli) ve yeni beyin (mantık)… Eski beyin, sürüngen beynimiz ve en ilkel olmasına rağmen büyük patron olan ve kendini guvende hissetmediği zaman kontrolü başka kimseyen bırakmayan kısım. Orta beyin ise duygusal olan memeliler ile benzeşen kısım. Yeni beyin ise özellikle hiç bir canlıda bu kadar gelişmemiş... Devamı »

  • İlk Müşteriniz Çalışanınız

    Ürününüz ne olursa olsun, son kullanıcıya ulaşana kadar bir çok çalışanız ve sizin için satış yapan bir firmanın elinden geçer ürün. Tüm bu yolculuk boyunca emek sarf eden insanların sizin ürününüzü satmaları için iyi bir neden’leri olması gerekir. Sadece para kısa dönemli ve kalıcı olmayan bir faktördür. Daha iyi bir maaş, daha ucuz bir ürün her şeyi bir anda alt... Devamı »

  • Bilinçaltı ve Müşteriyi Okumak

    Zihinsel Pazarlamanın işi beyinle, dolayısıyla zihinle… Zihni ise bilinçli ve bilinçsiz, daha doğrusu bilinç ve bilinçaltı oluşturuyor. Bilinçaltı ismi ile Google ‘görsel’ olarak araştırdığınızda karşınıza ürpertici görseller çıkabiliyor. Bunun en temel sebebi anlamadığımız, elde tutamadığımız kavramlardan genellikle korkuyor olmamız. Psikolog Scott Peck’in tabiri ile zihnimizi toplam bir daire oluşturursa, bilinçaltı bu dairenin %95 veya biraz daha fazlasını temsil etmektedir. Eğer... Devamı »

  • Dikkat Dağınıklığı ve Dürtüler mi? Prefrontal Korteks!

    Zihnimiz… Biz mi onu kullanıyoruz, o mu bizi? Amacı bizi hayatta tutmak, bu sebeple asgari düzeyde enerj harcayarak bizi hayatta tutacak ve türümüzü devam ettirecek kararlarımızı otomatik olarak bilinçaltından veriyor… Biz farkında değilsek onun kararları doğrultusunda yaşıyoruz hayatımızı. Özgür iradenin olmadığını sorgulayan birçok kişinin düştüğü tuzak zihnin gözlemleyebildiğimizin farkında olmamak. Gözlemleyebiliyoruz, gözlemliyorsak ondan farklı bir şeyizdir. Onun davranışlarını izler ve... Devamı »

  • Kaygı ve Saplantı mı? Singulat Sistem!

    Hayat, devamlı bir hareket ve değişim demektir. Sabit ve sert gözüken kaya bile atom seviyesinde titreşim ve hareket halindedir. Bunun aksine zihnimiz, özellikle sürüngen beynimiz bizi hayatta tutmak ve güvenli bir ortam sağlamak için değişiklikten hiç hoşlanmaz. Bunun aşırı düzeyde olması ise bize ciddi sıkıntılar yaratabilir. Bu konu ile ilgili sağlıklı çalışması gereken bölge ise pek duymadığınız bir kısımdır: Singulat... Devamı »