Yapılan araştırmalara göre ‘aynı posiyon’ sipagettiye –çift porsiyon– denildiğinde, miktar değişmediği halde müşterilerin daha az yediği gözlenmiş.
Eşit iki grup ile yapılan karşılaştırmada çift porsiyon yediğini zannedenler, diğer gruba göre 10 kat daha fazla miktarda tabaklarında sipagetti bırakmış.
[Cornell Food & Brand Lab – David Just ve Brian Wansink’in araştırmaları]
İsraf artsa da bu “isim“lerin (beklentilerimizi etkilediğinden dolayı) davranışlarımızı etkilediğini gösteriyor!
Beklentiler, hem yaşadığımızı deneyimi hem de davranışlarımızı etkiliyor mu? Farkında olmasak da, evet.
Aynı şarabı da içsek, benzer bir şekilde pahalı olan şarabı daha lezzetli bulma eğilimdeyiz.
Bilinçaltımız, bu isimlerden etkilenmektedir.
Bazı tekstil markalarında bayan için XXS, XS, S, M gibi bedenler görürsünüz, sanki hepsi küçük bedenlermiş gibi isimlendirmeler bulunur…
Starbucks’da bardak boyları Tall / Grande / Venti dir… Amaç sizi küçük, orta ve büyük beklentisinden uzak tutmaktır.
Amerika’da çıkartılan bir boy daha büyük Trenta ise daha çok Venti satmak için tasarlanmıştır.
Zihin uçlarda olmak istemez ve referans noktası arar.
Trenta, Venti için referans noktası oluşturur. Ancak ortalama bir yetişkinin mide kapasitesi Trenta kadardır.
Diet Yapanlara Uyarı!
‘Mini’ veya ‘Küçük’ gibi tarif edilmiş ürünleri daha fazla tüketme eğiliminde olabilirsiniz.
Özellikle Hızlı Tüketime yönelen restoranlar, daha fazla içecek ve patates kızartması satmak isteyecektir.
Bu tip yerlerde büyük boy bardak veya kaplar normal gibi göstermeye çalışıyor olabilirler.
İçeceklere de dikkat. Hangi bardağın daha içmenize sebep olduğunu hatırlıyor musunuz?
(Cevap için alttaki görsele tıkayın)
Eğer bir pazarlamacıysanız, ürün vaadinizi, ismi ile desteklemek istiyorsanız,
bunu makul ve inandırıcı bir seviyede yapmanız hem etik açıdan, hem de etki anlamında yerinde olacaktır.



“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”