Duygularımızla ilgili olan beynimizin önemli kısımlarından biri olan Limbik Sistem neler yapar?
- Zihnimizin duygusal tonunu belirler.
- Dış olayların algılanmasında filtre görevini üstlenir.
- Olayları, kişileri etiketler.
- Yoğun duygusallık taşıyan hatıraları saklar.
- Motivasyonu düzenler.
- İştah ve uyku düzenini belirler.
- Bağlanma hissini kontrol eder.
- Cinsel dürtüyü ayarlar.
MRI taramalarında, hayatlarının genelinde olumsuz ve karamsar olan kişilerin bu bölgesi fazla aktif, olayları tarafsız ve hatta daha olumlu görenlerin ise daha sakin olduğu görülüyor. Bedendeki ekti ve tepkiler çift yönlüdür. Korktuğunuzda nefesinizi tutarsız, nefesinizi yavaşlattığınızda rahatlarsınız. Dolayısıyla beyninizi kontrol ederek depresyondan sevgiye geçebilirsiniz. Önemli olan mevcut durumunuzun farkında olmak; genellikle her şeyden şikayet eden kişiler bu durumu kabul etmezler. Bu konuda yakınlarınızın gözleminden de faydalanabilirsiniz.
Limbik Sistem Alarm Veriyor!
Hangi durumlarda bu bölge alarm veriyor?
Depresyon, negatif algı, düşük motivasyon, uyku düzensizliği, iştah bozukluğu, aşırı veya düşük cinsel istek ve sosyal izolasyon
Özellikle depresyonda norepinephrine ve serotonin üretimin azalması limbik sistemdeki aktivite artıran bir faktör.
Koku
Beş duyu arasında beyindeki ilgili kısma işlenmeden doğrudan giden tek sinyal koku! Diğer dört duyu ilgili bölüme gitmeden önce süzgeçten geçmektedir. Bu sebeple özellikle görmeyi, duymayı, tatmayı, dokunmayı beklediğimiz (veya bildiğimiz) şekilde algılama eğiliminde olurken koku doğrudan limbik sisteme gitmektedir ve biz bilinçli olarak algılamasak da kokuya karşı çok hassasızdır. Olumlu kokular her açıdan bu bölgeyi sakinleştirecektir.
Kadınlar
Kadınların bu bölgeleri erkeklere göre daha büyüktür; duyguları daha aşırı uçlarda yaşarlar, kokuya kadar daha duyarlıdırlar ve duygusal olayları daha iyi hatırlarlar.
İntihara teşebbüs eden kadınların oranı erkeklere göre üç kat daha fazlayken, erkeklerin intihar teşebbüslerindeki başarı oranı kadınların başarı oranının üç katı kadar fazla.
Modumuzu Nasıl Değişir?
- Düşünce Tarzı
Zihnimiz çoğu zaman otomatik hareket eder. Olumsuz düşünmeye alışıksanız, devam şikayet ediyorsanız, önce kendinizi gözlemleyin, konuşmadan önce aklınıza gelen düşüncelere bakın. Olumsuz olanları yakalayın, ve sorun ‘Bu gerçekten doğru mu?’, bu düşünce olmasaydı nasıl biri olurdunuz? Byron Katie’nin muhteşem kitabı Olanı Sevmek bu konuda size harika araç gereçler sunuyor.
Otomatik olumsuz düşünce kalıpları nelerdir?
*Hiç bir zaman/Her zaman genellemeleri
*Olumsuza odaklanmak, bütünü görememek
*Varsayımlarda bulunmak, özellikle gelecekle ilgili
*Etiketlemek
*Kişisel almak
*Devamlı etrafı suçlamak
*Başkalarını ne düşündüğünü bildiğini sanmak
- Çevreniz
Üzüm üzüme baka baka kararır… Size ilham olan kişiler, mekanlar, doğa, kitaplar, filmler ruh halinizi etkiler, dolayısıyla limbik sistemi… Ayna nöronlarınız diğer kişilerin ruh hallerini kopyalar. Bu empati demek değildir. Empati o kişiyi anlamaktır; onunla üzülmek değil… - İlişkileriniz
İlişkilerinizde bağımlı değil bağlı olun, yük değil. Alma verme dengesini iyi kurun. Fedakarlık da kurban rolü de aynı derecede bağımlılıktır. İletişiminizi açık tutun, ilişkinizi daima canlı tutun, yeni bir şeyler yapın; zihnin değişim karşıtı yapısını kırın. Limbik sistemin talep ettiği güveni ve zamanı ilişkinize verin. - Fiziksel Dokunuş
Dokunmak hayatı geneli için kritiktir. Anne-çocuk arasındaki bağ dokunma ile başlar. Sevginizi dokunarak gösterin. - Kokular
Biz farketmesek de Limbik Sistem fark ediyor. Güzel kokmaya, ortamızın güzel kokmasına gayret gösterin. Tarçın kokusunun afrodizyak etkisi vardır. Koku ve hafızanın aynı bölgede olduğuna dikkat edin.
- Hatıra Albümü
Aynı olayı yaşayan kişiler olayları farklı anlatırlar ve ayrıca ‘Hatırlanıyor Musunuz?’ yazısında detaylı anlatıldığı gibi olayları zaman için değiştirerek hatırlarız. Bu sebeple zihnimizi nasıl eğitirsek olayları da o kadar olumlu hatırlar, olumlu yanlarını görür, olumlu olanları daha çok hatırlarız.
Hatıraların önemli olması, o olayı hatırladığımızda a anı tekrar yaşıyormuş gibi kimyasallar salgılamaya başlarız. Bu kimyasal hatıraya olan bağımızı güçlendirir, her iki yöndede.
Hayatınızın en güzel 10 anısını yazın ve bunlar üzerinde çalışın; anılarınıza bakış açınızı değiştirin. Her acı olayın da size büyük bir tecrübe ve dönüşün şansı verdiğini unutmayın. - Egzersiz
Fiziksel egzersiz endorfin salgıları ile Limbik Sistemi sakinleştirecektir. Her sabah yapılan yürüyüş sizi daha neşeli ve canlı yapar. Artan kan akışı beynimizin daha iyi çalışmasını sağlar. - Beslenme
Size tuhaf gelse de bu bölge yağa ihtiyaç duyar; en yararlı olanı Omega-3’dür. Diğer bir konu da yeterli protein almaktır. En zengin protein balık, peynir, fasulye ve kabuklu yemişlerde bulunuyor.
Tüm bunlar daha sağlıklı bir limbik sisteme sahip olabilirsiz; daha sevgi dolu, daha motive, daha mutlu bir hayat için buna değmez mi?



“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”