NEUROMARKETING

Yorum Yok
2 Ocak 2013
Kategori Pazarlama
Paylaş

beynimizde3

Gelecekteki seçimlerimiz davranışlarımızın ‘tahmin edilemez‘ sonuçları mı?

Bu sorunun cevabını seçimler öncesi anket yapanlardan daha iyi kimse bilemez. Seçimden bir gün önceki anket sonuçlarından çok farklı sonuçlar çıkabiliyor gerçek seçmenlerden… Hatta oylamadan sonra bile yapılan anketler gerçek sonuçlarla tutmayabiliyor.

Bu aynı zamanda,

‘Gerçek tercihimiz’ ile toplumsal olarak doğru kararı veren biri gibi gözükmek arasındaki farkı saklamak ile bağdaşıyor.

A partisine oy verip, çıktıktan sonra başka bir partiye oy verdiğinizi söyleyebiliyorsunuz.

Bazıları ise A partisine oy vermeyi planlarken, sandık başında B partisine oy verebiliyor.

Amerika seçimlerinde yapılan araştırmalarda ‘Siyahi Adaylar’ meydanlarda seçim sonuçlarına göre daha başarılılar. Sandık başında ise durum değişiyor.

Washington Üniversitesinde bir grup profesörün yaptığı araştırmada seçmenlerin beyanlarını geçip zihinlerine ulaşmaya çalışıyorlar. Obama ve Hillary arasındaki çekişmede anketler Obama’ın oylarını fazla (%42), Hillary’inkileri (%34) ise az gösteriyor. Daha sonra seçmenler Kapalı İlişkilendirme Testine tabi tutuluyorlar. Bu testte kelime ve görsel imajlara çok hızlı cevap verilmesi gerekiyor.

Washington Üniversitesinde psikoloji profesörü Anthony Greenwald tarafından tasarlanan bu test bilincaltinda yatan önyargılarımızı ölçmek konusunda kanıtlanmış bir başarısı var. Başarısı, henüz bilinç karar vermeden hızlı cevap verdirmesi…

beynimizde2

                                                   …bilincaltinı temsil eden fil…

Hillary, bu şekildeki araştırmada %48’e %25 önde çıkıyor. Gerçek sonuçlar, bu şekilde de değil… Bilinçaltından Hilary’e oy verecek bir kişi bilinçüstünde düşünerek fikrini değiştirebiliyor. Oy verme sonuç olarak üzerinde düşünerek (!) verilecek bilinçli bir karar. ‘Bilinçli’ oy verenler bilincaltindaki önyargılarını uymadan karar verebiliyorlar. Burada belirtmek gerekiyor ki doğru veya yanlış yok ortada. Kararın nasıl verildiği var.

Ancak ne olursa olsun, adaylar, bilincalti seviyesinde oyverenleri fethetmek üzerinde çalışmalı. Duygusal (olumlu veya olumsuz) açıdan seçilen adayların her zaman mantık karşısında şansları daha fazla. Özellikle kullanılan ‘korku’ ve ‘inançlar’, bu durum için çarpıcı örnekler.

beynimizde

Obama durumunda ise gerçek sonuçlar bilincalti ve bilinçli testlerin ortalaması gibi çıkar: Obama ‘çok ufak bir farkla’ yarışı kazanır.

Bir de üzerinde çok fazla düşünmeden verdiğimiz kararları düşünün.
Bu durumda bilincalti çok daha fazla devrede olacaktır.

Bilinçaltınız ne kararlar verdiğini öğrenmek istemez misiniz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hakkında

“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”

Deniz Öztaş; TED Ankara Koleji, ODTÜ Makine ve ODTÜ İşletme Yüksek Lisansı ile 18 senelik eğitim hayatında öğrendiklerini 2006 sonrasında unutma sürecine girip, yeniden öğrenmeyi seçti, yeniden bir yolculuğa başladı...

Devamı...

NeuroMarketing Business Association Resmi İş Ortağı

neuromarketing business association

Takip Et

Popüler Yazılar

  • Zihnimizde Kaç Kişi Var?

      Şu ana kadar beyni üç ana kısımda inceledik; eski beyin (sürüngen), orta beyin (memeli) ve yeni beyin (mantık)… Eski beyin, sürüngen beynimiz ve en ilkel olmasına rağmen büyük patron olan ve kendini guvende hissetmediği zaman kontrolü başka kimseyen bırakmayan kısım. Orta beyin ise duygusal olan memeliler ile benzeşen kısım. Yeni beyin ise özellikle hiç bir canlıda bu kadar gelişmemiş... Devamı »

  • İlk Müşteriniz Çalışanınız

    Ürününüz ne olursa olsun, son kullanıcıya ulaşana kadar bir çok çalışanız ve sizin için satış yapan bir firmanın elinden geçer ürün. Tüm bu yolculuk boyunca emek sarf eden insanların sizin ürününüzü satmaları için iyi bir neden’leri olması gerekir. Sadece para kısa dönemli ve kalıcı olmayan bir faktördür. Daha iyi bir maaş, daha ucuz bir ürün her şeyi bir anda alt... Devamı »

  • Kabile Çağı Geri Geldi

    İnsan zihni, acıdan kaçınırken, ödülleri maksimize etmek ister. Bu, hayatta kalmak için gereklidir. İnsanlık tarihine baktığımızda kıtlık ön plandadır. Tehlike çoktur ve kaynak genellikle azdır veya fazlaca çaba ister. İnsan avlanmak zorundadır. Avlanırken ve korunurken kabile halinde yaşamak genlerine işlemiştir. Tarım hayatına geçerek yerleşmeye ve çoğalmaya başlayan insanlar için ilk büyük devrim, seri imalat devrimidir. Kıtlığa karşı, ilk defa seri... Devamı »

  • Bilinçaltı ve Müşteriyi Okumak

    Zihinsel Pazarlamanın işi beyinle, dolayısıyla zihinle… Zihni ise bilinçli ve bilinçsiz, daha doğrusu bilinç ve bilinçaltı oluşturuyor. Bilinçaltı ismi ile Google ‘görsel’ olarak araştırdığınızda karşınıza ürpertici görseller çıkabiliyor. Bunun en temel sebebi anlamadığımız, elde tutamadığımız kavramlardan genellikle korkuyor olmamız. Psikolog Scott Peck’in tabiri ile zihnimizi toplam bir daire oluşturursa, bilinçaltı bu dairenin %95 veya biraz daha fazlasını temsil etmektedir. Eğer... Devamı »

  • Dikkat Dağınıklığı ve Dürtüler mi? Prefrontal Korteks!

    Zihnimiz… Biz mi onu kullanıyoruz, o mu bizi? Amacı bizi hayatta tutmak, bu sebeple asgari düzeyde enerj harcayarak bizi hayatta tutacak ve türümüzü devam ettirecek kararlarımızı otomatik olarak bilinçaltından veriyor… Biz farkında değilsek onun kararları doğrultusunda yaşıyoruz hayatımızı. Özgür iradenin olmadığını sorgulayan birçok kişinin düştüğü tuzak zihnin gözlemleyebildiğimizin farkında olmamak. Gözlemleyebiliyoruz, gözlemliyorsak ondan farklı bir şeyizdir. Onun davranışlarını izler ve... Devamı »