
Nöro-Bilimciler insan beyninin halüsinasyon gördüğü üzerinde hem fikir… Beş duyumuzla algıladığımız dünya bizim gerçekliğimizi oluşturuyor. Birbirine benzese de dünya üzerinde her insanın kendine özgü bir dünyası ve onu algılayış şekli var. Hatta işin ilginç yanı bu dünya sabit de değil… Gün boyunca bile duygu ve düşüncelere göre bakışımız anlık olarak değişiyor. Zihin için temel oluşturan inançlar bile uzun vadede bakış açılarımızın değişmesi ile yerle bir olabiliyor.
Zihnin bu değişken ve kesintili yapısı, bilim insanlarının cevap veremediği soruyu ortaya çıkartıyor?
Bilinç nedir?
Bilinci, dünyamız ve benliğimizin ilişkisi ile açıklamayan çalışan Nöro Bilimci Anil Seth’in çabası bilimle bilinci açıklamaya yetmiyor… Beynin koşullanmasının tek bir sebebi var; bedeni hayatta tutmak! Edindiğimiz ve bize DNA’larımızda miras bırakılan bilgi ve deneyimlerimiz beynin algısını değiştiriyor… Bu beynin yorumlamasını da değiştiriyor… Çünkü beyin mevcut bilgileri ile karşısına çıkan yeni durumları yorumlamaya ve tahmin etmeye çalışıyor… Anil Seth’in açıklamalarında olduğu gibi sahte bir eli, kendi eli olarak algılayabilir. Benzer durum kaybedilen bir kol veya bacak için de geçerli.
Oysa beyin sadece bir organ, ve hatta ayna nöronlar sayesinde diğer beyinler ile etkileşim halinde… Kendini duygu, düşünce ve inançları ile özdeşleştiren ve buna kişilik diyen biri için bilinç, zihni ile eşdeğer olabilir. Uyurken sadece bilinçsiz olduğunu düşünebilir. Oysa üç gün önce saat 12:00’de tam olarak hatırlamadığı için ve şu anda bile milyonlarca veri toplayan beyninin sadece çok küçük bir kısmını algılayabildiği için, gün boyunca bir çok kere bilinçsizdir. Bu açıdan bakılınca bilincin tanımı bu olamaz.
Beynin otomatik davranışlarının yanı sıra, onu yöneten, ona komut veren ve en önemlisi onu gözlemleyen bir bilinç olmalı… Bunun cevabı zihinsel olarak verilebilir mi? Zihin kendini kontrol edebileni bilir mi? Bedeni hayatta tutmak adına geliştirdiği muazzam oto-pilot sisteminin dışına çıkabilir mi? Gerçek olmayan gerçekle buluşabilir mi?
“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”