Yaya olarak veya araba kullanırken, size duyarsızca davranan özel arabaları düşünün.
Bu arabalar içinde lüks arabaların oranı nedir?
Daha fazla mı?
Psikolog Paul Piff’in Amerika’da yaptığı araştırmada sonuçlar, arabanın fiyatı ile duyarsız davranışlar doğru orantılı…
Paul Piff’in Monopoly oyunundaki deneyde ise sadece zar atarak bazı oyunculara daha fazla para veriliyor ve zengin oyuncular gözleniyor:
Ağırlıklı olarak gösterdikleri ortak davranış şekilleri:
- Daha kaba olmaları
- Ortaya konan krakerlerden daha çok yemeleri
- Galibiliyetlerine kendi yaptıkları hamlelere bağlamaları
Diğer bir deneyde ise, her bireye 10 dolar veriliyor ve paranın bir kısmını hiç tanımadıkları birine yardım amaçlı vermeleri isteniyor.
Yıllık geliri 15,000 ile 25,000 dolar arasındakiler yıllık geliri 150,000-200,000 dolar olanlara oranla %44 oranda daha fazla bağış yapıyor.
Aynı zamanda daha zenginlerin bir oyunu kazanmak için daha fazla hile yaptığını bulmuş Piff’in ekibi…
Paul Piff, TED’deki konuşmasında bu araştırmaları detaylı bir şekilde anlatıyor:
Sonuç olarak, para, zenginlik ve başarı geldikçe insanlar kendini daha haklı görüyor, her şeyi hakkettiklerini düşünüyor ve empati yetenekleri azalıyor.
Toplmudaki gelir dengesizliği arttıkça obezite, uyuşturucu kullanımı, şiddet, suç oranı artıyor… Bununla beraber ekonomik büyüme, guven, ömür beklentisi, eğitim, sağlık düşüyor.
Paul Piff, çözümlerden biri olarak toplumsal değerlerin bireylere hatırlatmak bahsediyor…
Peki, bu sonuçların gerçek sebepleri neye dayanıyor? Neden insanlar bu tip davranışlar sergiliyor?
Başarı, para, ünvan geldikçe, kişi kendini bunlara tanımlamaya başlıyor. Artık bir takımın parçası olmak ego için o kadar da önemli olmuyor.
Her kendimizi haklı ve üstün hissettiğmizide beynimize testesteron hormonu salgılanır. Bu hormon insanın guvenini artırır ve kendini güçlü (erkek gibi) hissettirir.
Bu hormona bağımlı hale gelen zihin haklı olma ve daha üstün olma arzusunun önüne geçemez.
Toplumsal değerleri bir şekilde bu kişilere hatırlatsanız bile doğası gereği zihin itiraz edecek ve mesajı görmezden gelecektir…
Bundan ziyade kişilerin farkındalık seviyelerini eğitimle artırmak, kişilerin sanal imajlar yerine kendi kimliklerini bulmaları daha uzun vadeli ve kalıcı bir çözüm olacaktır.




“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”