NEUROMARKETING

Yorum Yok
7 Haziran 2013
Kategori Pazarlama
Etiketler
Paylaş

may2013_4

“Henüz gençsiniz, ancak bir gün gelecek ve kendinizi yargılayabileceğiniz bir gün gelecek. Duyduğunuz hiçbir şeye, gördüklerinizin de yarısına inanmayın.”

Edgar Allen Poe

Eğitimlerde belli bir ürünü, hangi sebeple aldıklarını sorduğumuzda, binbir tane ‘mantıklı’ cevap üretir bilinçli zihnimiz.

Hiçbir zaman, mağazadaki satıcı bayanın, oradaki atmosferin veya yanınızdaki kişilerin etkisinin olabileceği aklımıza gelmez; çoğunu da hatırlamayız zaten, hatırlasak da anlamayız.

Tüketici davranışları uzmanların biri olan Paco Underhill, şöyle der:
“Satınalma oranı, müşteriler ile doğru bir şekilde kontağa geçen satış temsilcileri ile %50, ve eğer müşteri giyinme kabinine girerse %100 artar!”

Martı dergisinin geçen Nisan ayındaki yazida bahsedildiği üzere iki konuda kurumlar hataya düşebiliyor:

Tüketicilere, satınalma ortamından farklı bir mekan ve zamanda soru sorarak cevap aramaları.

Diğer kişiler ile iletişimlerinden dolayı ortaya çıkacak senaryoları gözardı etmeleri.

Dolayısıyla, tüketiciyi ‘müşteri’ olacağı ortam, zaman ve diyalogları ile değerlendirmek gerekir. İşler yolunda gitmiyorsa, ürünü, fiyatı ve satış bölümünü suçlamadan önce, müşteri davranışlarını doğru anladığınızı kontrol ettiniz mi diye kontrol edebilirsiniz.

forsale

 

ORTAMI OKUMAK
Bunu yapmak, “Ortamı Okumak” tan geçiyor. İnsan gözü saniyede yaklaşı 10 milyon bilgi parçasını iletebiliyor.

Zihnimiz, tahminlere göre saniyede sadece 40 adet bilgiyi seçip değerlendiriyor. Bu değerlendirmenin %90’ından fazlası bilincalti tarafından gerçekleştiriliyor.

Bilinçaltının ortamdan nasıl etkilendiğini anlamak için, ışık seviyesi, ses/gürültü düzeyi, koku, diğer ürünler, renkler, müzik ve iç tasarım değerlendirilmelidir.

Günümüz perakende sektöründe rekabet oldukça kızışmış durumda. Benzer mağazalarda, benzer fiyatlarda ve hatta aynı ürünler farklı fiyatlarda satışa sunuluyor. Serbest piyasada fiyatların aynı kalması mümkün değil, ancak baktığımızda bazı satış noktalarının ‘en ucuz’ olmasa bile satışları gayet başarılı…

Aynı kulvarda iki mağaza hayale edin ve temel olarak şu farklılıklar var; hangisi daha çok satış yapar?

  • Zor yürünür – Rahat hareket edilen
  • Aşırı bir klima sesi – Genel olarak sessiz
  • Hızlı ve gürültülü bir müzik – Dinlendirici bir müzik veya melodi
  • Ürünler düzensiz – Düzenli bir ürün tehşiri
  • Çok parlak ışık – Gün ışığı kıvamında bir aydınlatma

 

MÜŞTERİ DAVRANIŞLARI
Günün sonunda ast olan, tüketicilerin, müşteri konumuna geldiklerinde gösterdikleri davranışları…

Eğer müşteri izlendiğini bilmiyorsa, bilinç veya bilincalti sorumlusu olsun, müşterinin davranışını görebilirsiniz. Ancak unutmamak gerekir ki, burada ‘ne olduğunu’ görürsünüz, ‘neden olduğunu’ anlamak daha derin bir bakış açısı gerektirir.

Araçtırmacılar tarafından yapılan defalarca ispatlanan gerçek; kişilerin kendileri hakkında ‘fazlaca iyimser’, başkaları hakkında daha tarafsız olduğudur. En belirgin örneklerden biri olan testte; kişilere bağış amaçlı çiçek alıp almayacakları sorulur. Aynı soru, başkalarının bağış yapıp yapmayacağı konusundaki tahminlerine yönelik de yöneltilir. Daha sonra gerçekten bağış yapmaları istenir. Bu aşamada, kendileri için ‘bağışta bulunurum’ diyenlerin sadece yarısı bağışta bulunurken, başkaları hakkındaki tahminlerinde neredeyse tamamında haklı çıkarlar. Bu bağış yapar dedikleri insanlar gerçekten bağış yapar.

Doğal olarak, gözlem yapmak çok kolay değil.
En temelde iki şartın sağlanması önemli:

  1. İzlenenlerin, izlendiğinden habersiz olması
  2. İzleyenin bu konuda hem tarafız hem de tecrübeli olması

may2013_7

 

İZLEME KRİTERLERİ
Neye bakılacağı kritiktir. Tüm izlenen kriterlerin size daha fazla satış getirmesidir amaç; bunu da en kolay olarak ‘dünüşüm oranı’ (conversion rate) ile sağlanır. Bu mağaza giren insanlar yüzdesel olarak kaçının alışveriş yaparak çıktığını gösterir.

Zaman: Bir kişi ne kadar çok süre harcarsa, o kadar fazla satın alma yapar.

Satıcı ile ilişki: Müşterilerin satıcılar ile kurduğu doğru diyaloglar satışı artırır.

Ürüne Dokunma: Bir kişi bir ürüne ellerse, onu sahip alma hissi artacaktır; deneyim ise bu işin zirvesidir.

Yürüme Hızı: Mağaza içerisindeki yürüme, o kişinin ne kadar rahat ve memnun olduğunu gösterebilir.

Bilinçli Dikkat: Çok az vakit geçirerek sizin ürününüz rakipler arasından seçiliyorsa ne güzel, ancak seçilmiyorsa, zihnin dikkatini çekmek için yollar aramalısınız.

Aşinalık: Gerekmedikçe büyük değişklikler yapmayın. Bilinçaltı, aşina olduğu gibi davranmayı sever.

Odaklanma süresi: Bir karar aşamasında ne kadar süre harcadığı, nelere baktığı önemlidir.

may2013_1

 

KARAR VERME
En son karar verme aşamasında, müşteri, seçenekler arasında birini seçmek durumda kaldığında basit bir gruptan daha kolay tercih yapacaktır.

Bir süpermarketten DVD Film almakta zorlanmazken, binlerce seçenek olan bir kitapevinde kolay karar veremez zihin.

Bu aşamada zihne tutanacağı bir referans noktası vermek akıllıca olur.

Genellikle aşırı uçlardan kaçınma eğilimdeyizdir. Ne en ucuzu, ne de en pahalı olsun isteriz; özellikle bilincalti devredeyken. Zihnin görevi bizi korumaktır; uçlar her zaman tehlikelidir!

Bilinen bir marka tek başına satılan bir fırın modelinin yanına daha ucuz ve markası bilinmeyen bir model koyduğunda satışları %35 civarında artmış, daha sonra aynı markanın daha pahalı bir modeli eklendiğinde ise satışlar %25 daha artış göstermiş; toplam artış yaklaşık %70!

Ancak bilgi ve seçenek artmaya başladığında ise bu sefer zihnimiz dikkatli bakmak yerine rastgele taramalar ile kendine referans noktaları arar; bunlara segmentleri oluşturur. Bunun da üreticinin sınıflandırması ile aynı olmama ihtimali yüksektir.

Bu özellikle de internet gibi ürün çeşidini ve bilgiyi sınırsızca koyacağınız ortamlarda önemli bir mesele haline geliyor. Daily Burn adlı ‘diet ve egzersiz’ sitesinin 25 tipte olan ürün çeşidini 5’e indirdiğindeki %20’lık artışı gözününde bulundurursanız, ürün çeşidinin dengeli olması gerektiğini görebilirsiniz.

GÖZLERİ TAKİP ETMEK

Gözlerin bir yere uzun süre bakmasının iki temel sebebi olabilir:

O yer, zihne aşınadır veya en azından aşina hissettiriyordur.

Bir şekilde bilincaltinın dikkatini, çalıştığınız kriter ile çekmeyi başarmışsınızdır.
Unutmamak gerekiyor ki, ilk girişteki gözlerin algıladıkları, genel deneyiminizi etkileyecektir. Bu sebeple ilk izlenim mağazanın geneli için önemlidir.

may2013_3

 

DUYGULARI HİSSETMEK
‘Lie To Me’ dizisini izleyenler bilir, duyguları saklamak zordur. Tüm deneyim sırasında, müşterilerin duygularını okumak için tüm ipuçlarına bir bütün olarak bakarsanız, boynu tutulmui birinin mağazanız yüzenden mutsuz olduğu yanılgısına kapılmazsınız.

Deneyimden farklı bir zamanda yapılan araştırma bu duyguları yakalayamaz. Telefon üzerinden verilen duygular da dikkate alınmalıdır. Bıkkın bir sesle, ‘sizin için yapabileceğim bir şey daha var mı’ diyen birinin vereceği izlenim olumlu olur mu?

Soru sormak mı? Gözlem yapmak mı? Yorumlamak mı? Siz karar verin…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hakkında

“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”

Deniz Öztaş; TED Ankara Koleji, ODTÜ Makine ve ODTÜ İşletme Yüksek Lisansı ile 18 senelik eğitim hayatında öğrendiklerini 2006 sonrasında unutma sürecine girip, yeniden öğrenmeyi seçti, yeniden bir yolculuğa başladı...

Devamı...

NeuroMarketing Business Association Resmi İş Ortağı

neuromarketing business association

Takip Et

Popüler Yazılar

  • Zihnimizde Kaç Kişi Var?

      Şu ana kadar beyni üç ana kısımda inceledik; eski beyin (sürüngen), orta beyin (memeli) ve yeni beyin (mantık)… Eski beyin, sürüngen beynimiz ve en ilkel olmasına rağmen büyük patron olan ve kendini guvende hissetmediği zaman kontrolü başka kimseyen bırakmayan kısım. Orta beyin ise duygusal olan memeliler ile benzeşen kısım. Yeni beyin ise özellikle hiç bir canlıda bu kadar gelişmemiş... Devamı »

  • İlk Müşteriniz Çalışanınız

    Ürününüz ne olursa olsun, son kullanıcıya ulaşana kadar bir çok çalışanız ve sizin için satış yapan bir firmanın elinden geçer ürün. Tüm bu yolculuk boyunca emek sarf eden insanların sizin ürününüzü satmaları için iyi bir neden’leri olması gerekir. Sadece para kısa dönemli ve kalıcı olmayan bir faktördür. Daha iyi bir maaş, daha ucuz bir ürün her şeyi bir anda alt... Devamı »

  • Kabile Çağı Geri Geldi

    İnsan zihni, acıdan kaçınırken, ödülleri maksimize etmek ister. Bu, hayatta kalmak için gereklidir. İnsanlık tarihine baktığımızda kıtlık ön plandadır. Tehlike çoktur ve kaynak genellikle azdır veya fazlaca çaba ister. İnsan avlanmak zorundadır. Avlanırken ve korunurken kabile halinde yaşamak genlerine işlemiştir. Tarım hayatına geçerek yerleşmeye ve çoğalmaya başlayan insanlar için ilk büyük devrim, seri imalat devrimidir. Kıtlığa karşı, ilk defa seri... Devamı »

  • Bilinçaltı ve Müşteriyi Okumak

    Zihinsel Pazarlamanın işi beyinle, dolayısıyla zihinle… Zihni ise bilinçli ve bilinçsiz, daha doğrusu bilinç ve bilinçaltı oluşturuyor. Bilinçaltı ismi ile Google ‘görsel’ olarak araştırdığınızda karşınıza ürpertici görseller çıkabiliyor. Bunun en temel sebebi anlamadığımız, elde tutamadığımız kavramlardan genellikle korkuyor olmamız. Psikolog Scott Peck’in tabiri ile zihnimizi toplam bir daire oluşturursa, bilinçaltı bu dairenin %95 veya biraz daha fazlasını temsil etmektedir. Eğer... Devamı »

  • Dikkat Dağınıklığı ve Dürtüler mi? Prefrontal Korteks!

    Zihnimiz… Biz mi onu kullanıyoruz, o mu bizi? Amacı bizi hayatta tutmak, bu sebeple asgari düzeyde enerj harcayarak bizi hayatta tutacak ve türümüzü devam ettirecek kararlarımızı otomatik olarak bilinçaltından veriyor… Biz farkında değilsek onun kararları doğrultusunda yaşıyoruz hayatımızı. Özgür iradenin olmadığını sorgulayan birçok kişinin düştüğü tuzak zihnin gözlemleyebildiğimizin farkında olmamak. Gözlemleyebiliyoruz, gözlemliyorsak ondan farklı bir şeyizdir. Onun davranışlarını izler ve... Devamı »