Herkes Gezi Park’ını konuşuyor, tüm duyarlı kişiler elinden geldiğince tepkisini gösteriyor. Yeşil alanları kendi çıkarları uğruna ticarethaneye çevirmek isteyenler kendi bindikleri dalı kesiyorlar.
Yeşil alanların hayatımızdaki etkisi nedir? Kavga dövüş olmadan bakalım bilim ne diyor bu konuya?
New York’daki Central Park’ı bilmeyen yok gibidir. En azından Hollywood filmlerinden fazlasıyla aşina olduğumuz bir park. İlk defa bu alan değerlendirildiğinde böyle özelliklerde ve bu kadar değerli başka bir arsa Amerika Birleşik Devletlerinin tamamında yokmuş.

New York gibi kalabalık bir şehirde emlağın ne kadar değerli olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek. Buna rağmen 5 Mayıs 1851’de Belediye Başkanı Ambrose Kingsland, kamuya açık bir parkın bu büyüyen şehir için en önemli ihtiyaç olduğuna karar veriyor.
270,000 ağaç ekilerek 20,000 kişinin çalışması sonucunda Central Park yapılıyor.
1850 yılında şehrin bütçesini 3 katı miktarda olan 10milyon dolar harcanır.
“Central Park” 1859’da açılır ve şehrin enerji ve güzellik sembolü olur. Ancak bundan fazlası vardır.
New York’daki yaşam beklentisi 82’ye yükselir, bu Japonya ile aynı seviyedir. Central Park’ın bu konuda katkısının büyük olduğuna düşünülüyor.
Psychological Science dergisinin yaptığı araştırmaya göre yeşil alanların varlığı, mutluluk düzeyini artırıyor, depresyonu azaltıyor ve hayattan alınan tatmini olumlu yönde etkiliyor. 1991’den 2008’e kadar her yıl tekrarlanan araştırma, 5,000 hane halkına üç kategoride sınıflandırılmış sorulardan oluşuyor:
Sağlık/Mutluluk, Tatmin Seviyesi ve Çevredeki Yeşil Alan Miktarı…

Araştırma, bunun dışındaki tüm faktörlerin aynı tutulduğunu kontrol ediyor; gelir düzeyi, eğitim, suç oranı, ev boyutları vs…
Sonuçlara göre hayattan tatmin oran %25 oranında bir artış gösteriyor. Bu çok tatminkar bir oran.
Daha uzun evlilikler ve daha az işsizlik oranları da cabası…
İşte bu yüzden New York gibi stresli ve büyük bir şehrin, yaşam beklentisi bu kadar uzun olabiliyor. Mutlu ve huzurlu insanları daha uzun yaşadıkları bilinir.

Yeşil alanları yok edip? Kim? Ne kazanıyor? Birbirinden hiç br farkı kalmayan Alışveriş Merkezleri mi? Bir zamanlar bahçeli evlerini bırakıp apartmana taşınanlar şimdilerde bahçeli ev hayalleri kuruyor… Alışveriş merkezlerinin de suyu ısınmaya başladı…
Ayrıca, mutsuz, depresyonda ve işsizlik oranı artmış olan bir toplumun ekonomisinden ne olur?
Yeşil alanları korumak, daha mutlu, daha uzun ve daha sağlık bir topluma sebep olacaktır…

“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”