
Mağazaya girdiniz, müzik, görseller ve kokularla uyarılmaya başladınız bile.
Bu yaylım ateşinin tek bir amacı var: Daha çok harcamanızı sağlamak!
Ne tip mağazaya girerseniz girin; ister hipermarket, ister lüks bir mağaza, incelikle düzenlenmiş hilelerin olduğu bir ortamdasınız demektir. Mağzadaki kokudan, gondol başlarına kadar herşey düşünülmüştür.
Mağazalarda Sizi Cezbetmek İçin Neler Olabilir?
Öncelikli olarak görsel malzemeler dikkatimizi çeker.
Örnek olarak, renklerin alışveriş seçimlerimizde çok etkisi vardır. Ancak bu kültürden kültüre ufak farklılıllar görterebilir.
Renk kullanımı, üründe olabilir, vitrinde olabilir.
Kırmızı, genellikle satışla bağdaştırılan bir renktir, çünkü kırmızı aksiyona geçiren ve dürtücü özelliği olan bir renktir.
Genellikle indirim sloganlarda kırmızı renk kullanılır.
Tam tersine siyah ağırlıklı olarak yüksek fiyatlı lüks ürünler için kullanılır. Kırmızılı bir garsona vereceğimiz bahşiş bile daha fazla olacaktır.
Sadece renk değil, sizi içeride dolaşırmaya yönelten yerleştirmeler de vardır. Süt gibi çok satılan bir ürün genellikle uzağa konur ki, yolunuz uzasın ve yolda alışveriş yapacak bir kaç kalem ürün bulun. Müşteri hizmetleri en üst katta olabilir veya en alt. Giriş ve çıkış uzak yerlerden yapılabilir…
Bazı mağazalar ise size o deneyimi yaşatmak için tasarlanır. Ev sinema odaları veya ev gibi döşenmiş mağazalar olabilir. Hayat tarzları da bilincalti olmamız gereken tipleri giziyor; bir çift ayakkabı, pantolon, gömlek ve cep telefonu…
Bunların farkında dahi değiliz.
Dokundunuz mu? Aman Tanrım!
Görmek ve uyarılmak bir yana, dokunmak bir yana…
Neden bir ürüne dokunmak satın alma kararımızı bu kadar etkiliyor?
Araştırmalar o ürüne sahip olma dürtümüzün devreye girdiğini gösteriyor. Ürünü denerseniz, alma ihtimaliniz artıyor. Ayrıca bu sizin o ürünle geçirdiğiniz zamanı da artırmakta, bu da satış oranını. Diğer bir yandan bilincalti artık bu deneyimi çözmek istiyor ve eğer ürünle ilgili br sıkıntınız yoksa, satın alıp problemi çözüyor.
Dokunmayı artırmak için, size kolay ulaşılabilir ve stand başı ürünleri alıp sepete atma ihtimalini artıracak şekilde tasarlanıyor. Rafta yeralan ürünlerin yerleşimi çok önemli hale geliyor. Fazlaca satılan ürünlerin tüketicilerin rahat ulaşabileceği bir yere konması tesadüf değil.
Koku mu? Ne İlgisi Var Demeyin!
Özellikle kokunun etkisi farkedilmeyebilir ama bir ekmek fırınına girdiğinizde kokuyu hayale edin. Şu anda bile o kokuyu hissedip, midenizde bir harekelenme hissetmiş olabilirsiniz.
Duygularımız bilicimizi transit geçer… Bebek pudrası kokusu alırsak, bebek reyonunda bir parça daha fazla harcayabiliriz. Ayrıca kokuların hafizamız ile olan bağları çok güçlüdür. Aynı mağazada aynı kokuyu duyduğumuzda yine harcama refleksi gelecektir. Her şartta bir mağazadaki güzel koku, o mağaza ve ürünler hakkında daha olumlu düşünmemizi sağlayacaktır. Alışveriş bir deneyimdir.
Ana fikir tüm duyulara hitap edip, deneyimi bir hayat tarzı ile sunmak. Bu iyi yapılırsa bilincaltimız hiç haberimiz olmadan bunu algılayacaktır.
Doğru Seçilmiş Bir Şarkı Pahalı Ürünleri Daha İyi Gösterir mi?
Eğer ergenler hedefleniyorsa yüksek sesli pop müzik, mücevher mağazası ise klasik müzik tipik seçimlerdir.
Müzik duyguları harekete geçirir, dolayısıyla da sizi…
Farkında mısınız bilmem ama filmlerde inanılmaz oranda bir arka fon müziği ve konu ile ilgisi olmayan efektler vardır. Yüzüklerin Efendisi’ni müzik seyretmeyi deneyin…
Duyguları hareket geçiren müzik, daha az bilinçli bir şekilde düşünmenizi sağlayacaktır. Ağır tempolu, huzurlu bir müzik ile daha zaman harcayacak ve harmanın korkusunu üzerinizden atacaksınız.
Bazen de hızlı tüketim restoranları gibi sizin çabuk gitmenizi sağlayacak hızlı bir müzik de koyabilir.
Tüm bunlara karşı çok fazla bir şey yapamazsınız belki ama farkında olmak bile sizi daha bilinçli olmanızı sağlayacaktır.
Ne kadar bilinçli olursanız o kadar aşamaları hızlı geçersiniz. Dolayısıyla daha doğru kararlar verebilirsiniz.



“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”