NEUROMARKETING

Yorum Yok
10 Nisan 2012
Kategori Pazarlama
Etiketler , ,
Paylaş

love brand2Zihinsel Pazarlama (Neuro Marketing) araştırmalarına göre bazı marka ve ürünleri hakkında mantıklı açıklama yapan tüketicilerin beyninde sevgi ışıkları yanıyor. Sevgiden dolayı o markayı tercih ettiklerinin de çoğu zaman farkında değildirler. Çoğu zaman bilinçli olan neo-korteksin mantıklı açıklamalarına inanıp, sevgilerinin sebeplerini bu nesnel özellikler olduğuna kendileri de inanırlar.

Bazı markalar tüketicilerin bu sevgilerini yakalmış durumda gibi duruyor, bu da onlara büyük bir avantaj sağlıyor.
Apple, Coca-Cola, Lacoste, Adidas ve Google gibi…

Tüketiciler bu markalara sevgi ile bağlı oldukları kadar, bu markaların avukatlıklarını da yapıyorlar.

Peki sevmediğimiz markalar? Tekel konumlarından dolayı kullanmak durumunda kaldığımız markalar…

Tekel içkileri, yerli sigaralar, şanzımanlı çamaşır makinesi, kuş serisi arabalar… Bunları severek mi aldık? Severek mi kullandık?

Sevilmeyen markaların Pazar payı düşük mü? Veya düşüyor mu?

Bu markalar sevilmese bile satış yapıyorsa, bunun sebebi ne olabilir:
Uygun fiyat, yaygınlık, kolay kullanım, yaygın satış sonrası servis, tekel durumu vs.

110214-coslog-brain-on-love-145p.photoblog600

Düşük fiyatlı indirim marketlerinin düşeceği tehlike fiyat rekabetinden dolayı yapılan düşük marjlar ve dolayısıyla düşen hizmet kalitesi, ilgisizlik ve sağlıksız teşhir düzeni…

Marka sevgisine hiç ilgi göstermeyen markaların yüzleşmesi gereken ikinci tehlike rakip geldiği zaman marka bağlılığının sıfır olması.
Bu da mevcut pazar payını kolayca kaybedebileceğini gösterir.

Bir markanın sadece tüketici tarafından sevilmesi de yetmez. Bu ürünü satan kişi ve kuruluşların da markaya sıcak olması gerekir ki tüm çarklar doğru ilerlesin. Sevgi bulaşıcıdır, yolda giderken etkisini artırmak önemlidir.

Ericsson, Nokia, Sony gibi bir zamanların Pazarda hakim durumda olan markalar, satış kanallarında mı, tüketiciye kendilerini sevdirme konusunda mı hata yaptılar?

love brand

Kısa vadede ürün ve fiyat oyunda galip gelebilir ancak uzun vadede galip gelmek için markanızın daha fazla sevilmesi ve bunun arkasını destekleyecek sebepleri yaratılması ve korunması gerekiyor. Bu da duygusal beyne hitap edecek bir iletişim ve bunu destekleyen ürün ve hizmetle mümkün olabilir.

Sadece marka ifşası (Branding) markanın sevilmesini sağlamayacaktır. Bu bilinirlik ve aşinalık açısından önemlidir ama yeterli değildir.

Farklı bir özelliğiniz ile konumlanmalı (zihin farklı olanı algılar) ve konumu müşterilerin bilinçaltına, -mantığın hışmına uğramadan- vermelisiniz.

Markanın kendi hizmet ve ürünü ile ilgili Sosyal Sorumluluk Projelerinde reklamı abartmadan yer alması bunu destekleyecektir.
Ürün, mağaza, kutu, ambalaj tasarımı ve kişiye katacak prestij de marka sevgisini etkileyen faktörler arasındadır.

Tüm bu faaliyetleri yaparken gerçek sevgi kıvılcımlarını Zihinsel Pazarlama yöntemleri ile ölçülmesi Yatırım Geri Dönüşü hesaplarında ve doğru işlerin yapılıyor olmasında size şahitlik edecektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hakkında

“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”

Deniz Öztaş; TED Ankara Koleji, ODTÜ Makine ve ODTÜ İşletme Yüksek Lisansı ile 18 senelik eğitim hayatında öğrendiklerini 2006 sonrasında unutma sürecine girip, yeniden öğrenmeyi seçti, yeniden bir yolculuğa başladı...

Devamı...

NeuroMarketing Business Association Resmi İş Ortağı

neuromarketing business association

Takip Et

Popüler Yazılar

  • Zihnimizde Kaç Kişi Var?

      Şu ana kadar beyni üç ana kısımda inceledik; eski beyin (sürüngen), orta beyin (memeli) ve yeni beyin (mantık)… Eski beyin, sürüngen beynimiz ve en ilkel olmasına rağmen büyük patron olan ve kendini guvende hissetmediği zaman kontrolü başka kimseyen bırakmayan kısım. Orta beyin ise duygusal olan memeliler ile benzeşen kısım. Yeni beyin ise özellikle hiç bir canlıda bu kadar gelişmemiş... Devamı »

  • İlk Müşteriniz Çalışanınız

    Ürününüz ne olursa olsun, son kullanıcıya ulaşana kadar bir çok çalışanız ve sizin için satış yapan bir firmanın elinden geçer ürün. Tüm bu yolculuk boyunca emek sarf eden insanların sizin ürününüzü satmaları için iyi bir neden’leri olması gerekir. Sadece para kısa dönemli ve kalıcı olmayan bir faktördür. Daha iyi bir maaş, daha ucuz bir ürün her şeyi bir anda alt... Devamı »

  • Kabile Çağı Geri Geldi

    İnsan zihni, acıdan kaçınırken, ödülleri maksimize etmek ister. Bu, hayatta kalmak için gereklidir. İnsanlık tarihine baktığımızda kıtlık ön plandadır. Tehlike çoktur ve kaynak genellikle azdır veya fazlaca çaba ister. İnsan avlanmak zorundadır. Avlanırken ve korunurken kabile halinde yaşamak genlerine işlemiştir. Tarım hayatına geçerek yerleşmeye ve çoğalmaya başlayan insanlar için ilk büyük devrim, seri imalat devrimidir. Kıtlığa karşı, ilk defa seri... Devamı »

  • Bilinçaltı ve Müşteriyi Okumak

    Zihinsel Pazarlamanın işi beyinle, dolayısıyla zihinle… Zihni ise bilinçli ve bilinçsiz, daha doğrusu bilinç ve bilinçaltı oluşturuyor. Bilinçaltı ismi ile Google ‘görsel’ olarak araştırdığınızda karşınıza ürpertici görseller çıkabiliyor. Bunun en temel sebebi anlamadığımız, elde tutamadığımız kavramlardan genellikle korkuyor olmamız. Psikolog Scott Peck’in tabiri ile zihnimizi toplam bir daire oluşturursa, bilinçaltı bu dairenin %95 veya biraz daha fazlasını temsil etmektedir. Eğer... Devamı »

  • Dikkat Dağınıklığı ve Dürtüler mi? Prefrontal Korteks!

    Zihnimiz… Biz mi onu kullanıyoruz, o mu bizi? Amacı bizi hayatta tutmak, bu sebeple asgari düzeyde enerj harcayarak bizi hayatta tutacak ve türümüzü devam ettirecek kararlarımızı otomatik olarak bilinçaltından veriyor… Biz farkında değilsek onun kararları doğrultusunda yaşıyoruz hayatımızı. Özgür iradenin olmadığını sorgulayan birçok kişinin düştüğü tuzak zihnin gözlemleyebildiğimizin farkında olmamak. Gözlemleyebiliyoruz, gözlemliyorsak ondan farklı bir şeyizdir. Onun davranışlarını izler ve... Devamı »