NEUROMARKETING

Yorum Yok
4 Nisan 2012
Kategori Nörobilim, Pazarlama
Etiketler
Paylaş

havaya girmek

İstanbul ve hatta bazı büyük şehirlerimizdeki trafik malumunuz…

Bu Trafik sıkışıklığını fırsat bilip, bir çok tıkanık noktaya konulan “Açıkhava Reklam” uygulamaları amacına hizmet ediyor mu?

Markalar için doğal olarak sık gözükmek ve akılda kalmak, kolay hatırlanmak önemli…

Zihinsel Pazarlama teknikleri ile yapılan araştırmalarda önemli veriler bulundu:

“Tüketiciler marka ile ilgisi olsun ve olmasın bulundukları ruh halinden dolayı eğer kendilerini huzursuz, mutsuz hissediyorlarsa, bu onların marka algılarını da etkiliyor.”

Çok önemli bir yemeğe geç kalmış, trafikten bunalmış birinin herhangi bir markanın reklamına sıcak bakamıyor; bunu bilmese bile.

havaya girmek1

Bu sadece trafik için geçerli değil, örneğin hava fırtınalı ve yağışlı ise hava durumu sonucunda beyinimizde olumsuz sinyaller oluşuyor. Aynı şekilde çok lezzetli bir yemekten daha olumlu sonuçlar bekleyebilirsiniz.
Son zamanlarda moda olan restoran veya kafelerin lavabolarında reklam çalışmaları mevcut; bu mekanlardaki deneyimlerin olumlu olmasına dikkat etmek gerekiyor. O atmosferdeki deneyim, marka algısının yansımasını doğrudan etktiliyor.

Markanızın imajı ile ilgili reklamın semti ve lokasyonu da kritik bir faktör.
Sırf hedef kitlemiz buradan çok geçiyor diye uygun olmayan, insanın içini karartan lokasyonlardan da uzak durmakta fayda var.

Diğer bir konu ise, bu mekanlar için markanın katkıları ile keyifli deneyimlere, insanları pozitif ve olumlu ruh hallerine sokabilmek.

Markanızın komşularına da bakmak önemli bir kıyaslama ve ölçü…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hakkında

“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”

Deniz Öztaş; TED Ankara Koleji, ODTÜ Makine ve ODTÜ İşletme Yüksek Lisansı ile 18 senelik eğitim hayatında öğrendiklerini 2006 sonrasında unutma sürecine girip, yeniden öğrenmeyi seçti, yeniden bir yolculuğa başladı...

Devamı...

NeuroMarketing Business Association Resmi İş Ortağı

neuromarketing business association

Takip Et

Popüler Yazılar

  • Zihnimizde Kaç Kişi Var?

      Şu ana kadar beyni üç ana kısımda inceledik; eski beyin (sürüngen), orta beyin (memeli) ve yeni beyin (mantık)… Eski beyin, sürüngen beynimiz ve en ilkel olmasına rağmen büyük patron olan ve kendini guvende hissetmediği zaman kontrolü başka kimseyen bırakmayan kısım. Orta beyin ise duygusal olan memeliler ile benzeşen kısım. Yeni beyin ise özellikle hiç bir canlıda bu kadar gelişmemiş... Devamı »

  • İlk Müşteriniz Çalışanınız

    Ürününüz ne olursa olsun, son kullanıcıya ulaşana kadar bir çok çalışanız ve sizin için satış yapan bir firmanın elinden geçer ürün. Tüm bu yolculuk boyunca emek sarf eden insanların sizin ürününüzü satmaları için iyi bir neden’leri olması gerekir. Sadece para kısa dönemli ve kalıcı olmayan bir faktördür. Daha iyi bir maaş, daha ucuz bir ürün her şeyi bir anda alt... Devamı »

  • Kabile Çağı Geri Geldi

    İnsan zihni, acıdan kaçınırken, ödülleri maksimize etmek ister. Bu, hayatta kalmak için gereklidir. İnsanlık tarihine baktığımızda kıtlık ön plandadır. Tehlike çoktur ve kaynak genellikle azdır veya fazlaca çaba ister. İnsan avlanmak zorundadır. Avlanırken ve korunurken kabile halinde yaşamak genlerine işlemiştir. Tarım hayatına geçerek yerleşmeye ve çoğalmaya başlayan insanlar için ilk büyük devrim, seri imalat devrimidir. Kıtlığa karşı, ilk defa seri... Devamı »

  • Bilinçaltı ve Müşteriyi Okumak

    Zihinsel Pazarlamanın işi beyinle, dolayısıyla zihinle… Zihni ise bilinçli ve bilinçsiz, daha doğrusu bilinç ve bilinçaltı oluşturuyor. Bilinçaltı ismi ile Google ‘görsel’ olarak araştırdığınızda karşınıza ürpertici görseller çıkabiliyor. Bunun en temel sebebi anlamadığımız, elde tutamadığımız kavramlardan genellikle korkuyor olmamız. Psikolog Scott Peck’in tabiri ile zihnimizi toplam bir daire oluşturursa, bilinçaltı bu dairenin %95 veya biraz daha fazlasını temsil etmektedir. Eğer... Devamı »

  • Dikkat Dağınıklığı ve Dürtüler mi? Prefrontal Korteks!

    Zihnimiz… Biz mi onu kullanıyoruz, o mu bizi? Amacı bizi hayatta tutmak, bu sebeple asgari düzeyde enerj harcayarak bizi hayatta tutacak ve türümüzü devam ettirecek kararlarımızı otomatik olarak bilinçaltından veriyor… Biz farkında değilsek onun kararları doğrultusunda yaşıyoruz hayatımızı. Özgür iradenin olmadığını sorgulayan birçok kişinin düştüğü tuzak zihnin gözlemleyebildiğimizin farkında olmamak. Gözlemleyebiliyoruz, gözlemliyorsak ondan farklı bir şeyizdir. Onun davranışlarını izler ve... Devamı »