NEUROMARKETING

2 Yorum
27 Şubat 2017
Kategori Bireysel Gelişim, Sağlık, Yönetim
Etiketler , , ,
Paylaş

Kabile Liderliği ve Sosyal Medya00

Kabile liderliğinin temellerinden biri şöyledir; insanlık yüzyıllar boyunca hayatta kalabilmek için kabileler halinde yaşamış ve bu kabile sistemi bugünün modern organizasyonlarıdır… Eski kabileler, insanların tek bir aile gibi yaşadığı ortamlardır. Dolayısıyla, iyi ebeveyn rolleri, iyi liderlik özellikleri ile paralellik gösterir.

Öte yandan, sistemler her zaman denge ararlar. Eskilerin çok katı aile kurallarından ve kıtlık bilincinden bunalan çocuklar, bugün ebeveyn olmuşlar, teknolojik araçları da arkalarına alarak çocuklara müthiş bir bolluk ve imkanlar ile yetiştiriyorlar. Tüm çocuklar çok özel… Hepsine her istediğini yapabileceği ve sahip olabileceği söyleniyor. Tüm bunlarda haklılık payı olsa da, belli bir anlayış ve farkındalık oturmadan bu bilgiler çocukları bambaşka bir aleme sürüklüyor… Anında takdir edilmeyi bekleyen, her istediklerinin her an olmasını bekleyen ve sonuçta yaşadıkları hayal kırıklığı ile ortaya çıkan özgüven eksikliği

Teknoloji ile İnternet’in de gelişi ile bu şekilde yetişen nesil için hem kaçış olabilecek, hem de mevcut durumu körükleyecek bir ortam oluşturuyor. Bu ortamın ismi ise Sosyal Medya!

Özgüven eksikliği sonucunda oluşan stres ile baş etmeyi bilmeyen bu çocukların, gerçekten derin ilişkilerin oluştuğu derin ilişkiler ile tanışma imkanları gün geçtikçe azalıyor… Sosyal olmak, bir gruba ait olmak, zihin için hayatta kalma meselesi olduğu için, bu ihtiyacın yerine sanal ilişkileri koymak zihin için bir çözüm… Geçici de olsa…

Sosyal medya üzerinden tanıdık, tanımadık bir kişiden bir etkileşim beyinde dopamin hormonunun salgılanmasını sağlıyor… Bu hormon bizi iyi ve güvende hissettirirken, aslında gerçek bir ilişki kurmadığımızı fark edemiyoruz. Kabile tarihini incelediğimizde ise bir kabilenin maksimum insan sayısının yaklaşık 125 kişi olduğunu görüyoruz… Bugün ise sosyal medya üzerinde ortalama arkadaş sayımız binleri buldu. Ne diyeceğinizin, nasıl görüneceğinizin belli olduğu, adına “paylaşmak” denilen sahte ve anında bir ilişki ile stres karşısında korunuyoruz…

Kabile Liderliği ve Sosyal Medya01

Başka alışkanlıklar da dopamin hormonu salgılamamıza sebep oluyor; kumar ve alkol gibi!.. Bu bağımlılıklar ile sosyal medya bağımlılığı birbirine paralel  özellikler gösteriyor… Asıl sorun şu: Bağımlı olduğumuzu nasıl anlayacağız? Kimse bunu kendine konduramıyor… Eğer biriyle buluştuğunuzda devamlı cep telefonunuzu kontrol ediyorsanız, orada olmayan biri ile devamlı mesajlaşıyorsanız, her gittiğiniz yerde fotoğraf çektirip paylaşıyor, her yenilen yemeği yayınlıyorsanız, en azından kendinizi gözlemlemenizi tavsiye ederiz…

Diğer bilindik bağımlılıklar gibi, bir süre sonra dengemiz iyice bozulabilir ve sonumuz tatminsiz ve mutsuz bir hayat olabilir.

Çözüm ise eskilerin kabile sistemlerinin, hem ailede, hem de kurumlarda hayat geçirilmesi; sağlıklı ilişkilerin önemli olduğu ve ebeveyn rollerinin doğru uygulandığı bir ortam, çocuklarımızın özgüven sağlaması ve herhangi bir bağımlılık geliştirmemesini sağlar. Aynı zamanda beklenti içinde olmaktansa, sosyal olma yeteneklerini geliştirerek kendisini keşfetmeye başlayabilir…

“Kabile Liderliği ve Sosyal Medya” için 2 yanıt

  1. Neriman dedi ki:

    İlgiyle okudum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hakkında

“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”

Deniz Öztaş; TED Ankara Koleji, ODTÜ Makine ve ODTÜ İşletme Yüksek Lisansı ile 18 senelik eğitim hayatında öğrendiklerini 2006 sonrasında unutma sürecine girip, yeniden öğrenmeyi seçti, yeniden bir yolculuğa başladı...

Devamı...

NeuroMarketing Business Association Resmi İş Ortağı

neuromarketing business association

Takip Et

Popüler Yazılar

  • Zihnimizde Kaç Kişi Var?

      Şu ana kadar beyni üç ana kısımda inceledik; eski beyin (sürüngen), orta beyin (memeli) ve yeni beyin (mantık)… Eski beyin, sürüngen beynimiz ve en ilkel olmasına rağmen büyük patron olan ve kendini guvende hissetmediği zaman kontrolü başka kimseyen bırakmayan kısım. Orta beyin ise duygusal olan memeliler ile benzeşen kısım. Yeni beyin ise özellikle hiç bir canlıda bu kadar gelişmemiş... Devamı »

  • İlk Müşteriniz Çalışanınız

    Ürününüz ne olursa olsun, son kullanıcıya ulaşana kadar bir çok çalışanız ve sizin için satış yapan bir firmanın elinden geçer ürün. Tüm bu yolculuk boyunca emek sarf eden insanların sizin ürününüzü satmaları için iyi bir neden’leri olması gerekir. Sadece para kısa dönemli ve kalıcı olmayan bir faktördür. Daha iyi bir maaş, daha ucuz bir ürün her şeyi bir anda alt... Devamı »

  • Kabile Çağı Geri Geldi

    İnsan zihni, acıdan kaçınırken, ödülleri maksimize etmek ister. Bu, hayatta kalmak için gereklidir. İnsanlık tarihine baktığımızda kıtlık ön plandadır. Tehlike çoktur ve kaynak genellikle azdır veya fazlaca çaba ister. İnsan avlanmak zorundadır. Avlanırken ve korunurken kabile halinde yaşamak genlerine işlemiştir. Tarım hayatına geçerek yerleşmeye ve çoğalmaya başlayan insanlar için ilk büyük devrim, seri imalat devrimidir. Kıtlığa karşı, ilk defa seri... Devamı »

  • Bilinçaltı ve Müşteriyi Okumak

    Zihinsel Pazarlamanın işi beyinle, dolayısıyla zihinle… Zihni ise bilinçli ve bilinçsiz, daha doğrusu bilinç ve bilinçaltı oluşturuyor. Bilinçaltı ismi ile Google ‘görsel’ olarak araştırdığınızda karşınıza ürpertici görseller çıkabiliyor. Bunun en temel sebebi anlamadığımız, elde tutamadığımız kavramlardan genellikle korkuyor olmamız. Psikolog Scott Peck’in tabiri ile zihnimizi toplam bir daire oluşturursa, bilinçaltı bu dairenin %95 veya biraz daha fazlasını temsil etmektedir. Eğer... Devamı »

  • Dikkat Dağınıklığı ve Dürtüler mi? Prefrontal Korteks!

    Zihnimiz… Biz mi onu kullanıyoruz, o mu bizi? Amacı bizi hayatta tutmak, bu sebeple asgari düzeyde enerj harcayarak bizi hayatta tutacak ve türümüzü devam ettirecek kararlarımızı otomatik olarak bilinçaltından veriyor… Biz farkında değilsek onun kararları doğrultusunda yaşıyoruz hayatımızı. Özgür iradenin olmadığını sorgulayan birçok kişinin düştüğü tuzak zihnin gözlemleyebildiğimizin farkında olmamak. Gözlemleyebiliyoruz, gözlemliyorsak ondan farklı bir şeyizdir. Onun davranışlarını izler ve... Devamı »