NEUROMARKETING

Yorum Yok
26 Nisan 2013
Kategori Nörobilim, Sağlık
Paylaş

ayna1


Biri yukarı bakıyorsa, döner biz de bakarız. Esneniyorsa, bir süre sonra biz de esneriz. Afiyetle yemek yiyorsa, acıkmaya başlarız.
Artık hemem hemen herkes biliyor:

Ayna Nöronlar iş başında!

Daha önceki yazilardan “ayna nöronlar”dan hatırlayabilirsiniz:

Son yirmi yıldır, başkalarının hareketlerini tekrar etmemizi sağlayan bu nöronların bulunmasıyla beraber beynimize ve kendimiz bakış açımız radikal bir şekilde değişti.

Bu buluştan önce bilim adamları, genellikle beynimizin çok mantıklı işlemler sonucunda kararlar vediğine inanıyordu. Şimdi, birçokları başkalarını düşünerek değil, hissederek anladığımıza inanıyor. Ayna nöronlar, sadece başkalarının hareketlerin değil, duygusal durumlarından da etkilendiğimiz gösteriyor. Biri güldüğü zaman, biz de gülme moduna giriyoruz. Çaba göstermeden ve bir anlam vermeden…

Ayna nöron araştırmaları, aşağıdaki sorulara cevap vermede bize yardımcı olabilir mi?

  • Başkalarına karşı neden ve nasıl empati geliştiriyoruz?
  • Otizim, şizofrenik durumlar ve diğer beyin kaynaklı rahatsızlıklara cevap bulunabilir mi?
  • Konuşmanın evrimi hakkında yeni teoriler?
  • Felç geçirenlere yeni terapi yöntemleri?

Ayna nöronlar, bize karşımızdakinin niyeti hakkında da bilgiler verebiliyor. Hareket aynı bile olsa, niyet farklı ise, bunu beynimiz ayırt edebiliyor. Aynı zaman bir yüz ifadesini çözebiliyor.

ayna noron

Gözlenen hareket aynı gibi gözükse de, farklı durumlarda bardağı tutmak mı, içmek mi, masayı toplamak mı olduğunun farkına varabiliyor ve beyinde ilgili yerler aktive oluyorlar.

Bu da gösteriyor ki, empati kurmak ve sosyalleşmek için ayna nöronlar önemli bir rol oynuyor. Araştırmalara göre otistik kişilerin ayna nöron sisteminde bir bozukluk var. Bu kişiler başkalarının niyetlerini anlamakta güçlük çekiyorlar. Mecaz onlar için bir anlam ifade etmiyor; masa toplarken fincana el uzatmak, sadece tutmak, başka bir şey olamıyor.

Ayna nöron benzeri davranışları taklit ederek bu tip bir kusur giderilmeye çalışılıyor. Benzer şekilde, aynı teknikler, beyni hasar görmüş kişiler ve felç geçirmiş kişiler üzerinde de denenmekte.

İlginç olan bir diğer araştırma ise, komplike el hareketleri ile dil ve dudak hareketlerinin beynin ayna nöron sisteminde aynı bölgesini aktive ettiği yönündeki bulgular. Bazı bilim adamları konuşmanın, el hareketlerinden evrimleştiği inancında…

Ayna nöronlar iletişim ve empati kurmada bir temel mi? Bu henüz ispatlanmadı. Ancak araştırmalar, bu sistemin başkalarının duygularını ve niyetlerini anlama konusunda önemli rol oynadığını gösteriyor…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hakkında

“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”

Deniz Öztaş; TED Ankara Koleji, ODTÜ Makine ve ODTÜ İşletme Yüksek Lisansı ile 18 senelik eğitim hayatında öğrendiklerini 2006 sonrasında unutma sürecine girip, yeniden öğrenmeyi seçti, yeniden bir yolculuğa başladı...

Devamı...

NeuroMarketing Business Association Resmi İş Ortağı

neuromarketing business association

Takip Et

Popüler Yazılar

  • Zihnimizde Kaç Kişi Var?

      Şu ana kadar beyni üç ana kısımda inceledik; eski beyin (sürüngen), orta beyin (memeli) ve yeni beyin (mantık)… Eski beyin, sürüngen beynimiz ve en ilkel olmasına rağmen büyük patron olan ve kendini guvende hissetmediği zaman kontrolü başka kimseyen bırakmayan kısım. Orta beyin ise duygusal olan memeliler ile benzeşen kısım. Yeni beyin ise özellikle hiç bir canlıda bu kadar gelişmemiş... Devamı »

  • İlk Müşteriniz Çalışanınız

    Ürününüz ne olursa olsun, son kullanıcıya ulaşana kadar bir çok çalışanız ve sizin için satış yapan bir firmanın elinden geçer ürün. Tüm bu yolculuk boyunca emek sarf eden insanların sizin ürününüzü satmaları için iyi bir neden’leri olması gerekir. Sadece para kısa dönemli ve kalıcı olmayan bir faktördür. Daha iyi bir maaş, daha ucuz bir ürün her şeyi bir anda alt... Devamı »

  • Kabile Çağı Geri Geldi

    İnsan zihni, acıdan kaçınırken, ödülleri maksimize etmek ister. Bu, hayatta kalmak için gereklidir. İnsanlık tarihine baktığımızda kıtlık ön plandadır. Tehlike çoktur ve kaynak genellikle azdır veya fazlaca çaba ister. İnsan avlanmak zorundadır. Avlanırken ve korunurken kabile halinde yaşamak genlerine işlemiştir. Tarım hayatına geçerek yerleşmeye ve çoğalmaya başlayan insanlar için ilk büyük devrim, seri imalat devrimidir. Kıtlığa karşı, ilk defa seri... Devamı »

  • Bilinçaltı ve Müşteriyi Okumak

    Zihinsel Pazarlamanın işi beyinle, dolayısıyla zihinle… Zihni ise bilinçli ve bilinçsiz, daha doğrusu bilinç ve bilinçaltı oluşturuyor. Bilinçaltı ismi ile Google ‘görsel’ olarak araştırdığınızda karşınıza ürpertici görseller çıkabiliyor. Bunun en temel sebebi anlamadığımız, elde tutamadığımız kavramlardan genellikle korkuyor olmamız. Psikolog Scott Peck’in tabiri ile zihnimizi toplam bir daire oluşturursa, bilinçaltı bu dairenin %95 veya biraz daha fazlasını temsil etmektedir. Eğer... Devamı »

  • Dikkat Dağınıklığı ve Dürtüler mi? Prefrontal Korteks!

    Zihnimiz… Biz mi onu kullanıyoruz, o mu bizi? Amacı bizi hayatta tutmak, bu sebeple asgari düzeyde enerj harcayarak bizi hayatta tutacak ve türümüzü devam ettirecek kararlarımızı otomatik olarak bilinçaltından veriyor… Biz farkında değilsek onun kararları doğrultusunda yaşıyoruz hayatımızı. Özgür iradenin olmadığını sorgulayan birçok kişinin düştüğü tuzak zihnin gözlemleyebildiğimizin farkında olmamak. Gözlemleyebiliyoruz, gözlemliyorsak ondan farklı bir şeyizdir. Onun davranışlarını izler ve... Devamı »