Biri yukarı bakıyorsa, döner biz de bakarız. Esneniyorsa, bir süre sonra biz de esneriz. Afiyetle yemek yiyorsa, acıkmaya başlarız.
Artık hemem hemen herkes biliyor:
Ayna Nöronlar iş başında!
Daha önceki yazilardan “ayna nöronlar”dan hatırlayabilirsiniz:
Son yirmi yıldır, başkalarının hareketlerini tekrar etmemizi sağlayan bu nöronların bulunmasıyla beraber beynimize ve kendimiz bakış açımız radikal bir şekilde değişti.
Bu buluştan önce bilim adamları, genellikle beynimizin çok mantıklı işlemler sonucunda kararlar vediğine inanıyordu. Şimdi, birçokları başkalarını düşünerek değil, hissederek anladığımıza inanıyor. Ayna nöronlar, sadece başkalarının hareketlerin değil, duygusal durumlarından da etkilendiğimiz gösteriyor. Biri güldüğü zaman, biz de gülme moduna giriyoruz. Çaba göstermeden ve bir anlam vermeden…
Ayna nöron araştırmaları, aşağıdaki sorulara cevap vermede bize yardımcı olabilir mi?
- Başkalarına karşı neden ve nasıl empati geliştiriyoruz?
- Otizim, şizofrenik durumlar ve diğer beyin kaynaklı rahatsızlıklara cevap bulunabilir mi?
- Konuşmanın evrimi hakkında yeni teoriler?
- Felç geçirenlere yeni terapi yöntemleri?
Ayna nöronlar, bize karşımızdakinin niyeti hakkında da bilgiler verebiliyor. Hareket aynı bile olsa, niyet farklı ise, bunu beynimiz ayırt edebiliyor. Aynı zaman bir yüz ifadesini çözebiliyor.
Gözlenen hareket aynı gibi gözükse de, farklı durumlarda bardağı tutmak mı, içmek mi, masayı toplamak mı olduğunun farkına varabiliyor ve beyinde ilgili yerler aktive oluyorlar.
Bu da gösteriyor ki, empati kurmak ve sosyalleşmek için ayna nöronlar önemli bir rol oynuyor. Araştırmalara göre otistik kişilerin ayna nöron sisteminde bir bozukluk var. Bu kişiler başkalarının niyetlerini anlamakta güçlük çekiyorlar. Mecaz onlar için bir anlam ifade etmiyor; masa toplarken fincana el uzatmak, sadece tutmak, başka bir şey olamıyor.
Ayna nöron benzeri davranışları taklit ederek bu tip bir kusur giderilmeye çalışılıyor. Benzer şekilde, aynı teknikler, beyni hasar görmüş kişiler ve felç geçirmiş kişiler üzerinde de denenmekte.
İlginç olan bir diğer araştırma ise, komplike el hareketleri ile dil ve dudak hareketlerinin beynin ayna nöron sisteminde aynı bölgesini aktive ettiği yönündeki bulgular. Bazı bilim adamları konuşmanın, el hareketlerinden evrimleştiği inancında…
Ayna nöronlar iletişim ve empati kurmada bir temel mi? Bu henüz ispatlanmadı. Ancak araştırmalar, bu sistemin başkalarının duygularını ve niyetlerini anlama konusunda önemli rol oynadığını gösteriyor…


“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”