NEUROMARKETING

Yorum Yok
24 Temmuz 2012
Kategori Bireysel Gelişim, Pazarlama
Etiketler , , , ,
Paylaş

Yazılı metinlerde insanlara duyguyu iletmeniz çok önemli…
Bunun en etkili yollarından biri de sıfat kullanmak ve bu sıfatlar ile duygu oluşturmak. Ancak sıfatların da dozajını kaçırmamak gerekiyor!

Bunu daha iyi anlamak için Dan Zarrella’nın yaptığı araştırmaya bakalım. Bu araştırmada birçok hikaye anlatılmış ve bu hikayelerdeki sıfatların etkisi analiz edilmiş.

Birçok değişik kaynaktan alınmış bu hikayeler sosyal bir İnternet sitesinde paylaşılmış.

Fark edilmiş ki, dildeki karmaşıklık ile paylaşılma oranları birbirine ters.

Daha basit yazıların üzerinde daha çok duruluyor…

Zarrella, işin biraz daha derinine inerek, en az paylaşılan yazıların fazlasıyla sıfat kullanılanlar olduğunu keşfetmiş.
Bu uzmanlar için çok yeni bir buluş değil:

Yüklemler ve nesneler okuyucuyu hızlandırır, zarflar ve sıfatlar yavaşlatırlar.

Diğer yandan elbetteki sıfatların faydasını unutmamak gerekir; doğru yerde kullanılan sıfatlar, ürünlerin tanımlanmasında ve cazip hale getirilmesinde önemli rol oynar. Özellikle verilmek gerek ‘duygu‘ sıfatlar sayesinde verilebilir.
Ancak amacın dışında fazla kullanımlar mesajın karmaşıklık düzeyini artırıyor. Sıfatın genelleştirmekten ziyade, özelleştirmesi önemlidir; ‘en muhteşem pizza’ demek bir anlam yaratmazken, ‘sıcacık bir restoran’ demek bilinçaltında anlam kazanırken, duygusal bir bağ da oluşturabilir…

Ayrıca şunu da unutmamak gerekir, ‘kelimeler‘ her zaman ilişkilendirildiği kavram veya nesneyi kısıtlar. Ağaç kelimesinin kendisi ağaç değildir. Her kişinin zihninde başka bir ağaç tip belirirken, gerçekten anlatmak istediğiniz nesnenin çok uzağında kalabilirsiniz. Ayrıca genel bir kelime iletişimdeki kontrastı, zıtlığı da azaltacağından dolayı hatırlanma oranı azalacaktır.
İletişimin yükünü kelimelerden ziyade bizzat alıcı konumundaki kişiye hissettirmek ana amaç olmalıdır.

Abartmadan, genellemeden, lafı gereksiz yere uzatmadan duyguları ve nesneyi tanımlayacak sıfatları kullanmak sizi karanlık taraftan uzak tutacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hakkında

“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”

Deniz Öztaş; TED Ankara Koleji, ODTÜ Makine ve ODTÜ İşletme Yüksek Lisansı ile 18 senelik eğitim hayatında öğrendiklerini 2006 sonrasında unutma sürecine girip, yeniden öğrenmeyi seçti, yeniden bir yolculuğa başladı...

Devamı...

NeuroMarketing Business Association Resmi İş Ortağı

neuromarketing business association

Takip Et

Popüler Yazılar

  • Zihnimizde Kaç Kişi Var?

      Şu ana kadar beyni üç ana kısımda inceledik; eski beyin (sürüngen), orta beyin (memeli) ve yeni beyin (mantık)… Eski beyin, sürüngen beynimiz ve en ilkel olmasına rağmen büyük patron olan ve kendini guvende hissetmediği zaman kontrolü başka kimseyen bırakmayan kısım. Orta beyin ise duygusal olan memeliler ile benzeşen kısım. Yeni beyin ise özellikle hiç bir canlıda bu kadar gelişmemiş... Devamı »

  • İlk Müşteriniz Çalışanınız

    Ürününüz ne olursa olsun, son kullanıcıya ulaşana kadar bir çok çalışanız ve sizin için satış yapan bir firmanın elinden geçer ürün. Tüm bu yolculuk boyunca emek sarf eden insanların sizin ürününüzü satmaları için iyi bir neden’leri olması gerekir. Sadece para kısa dönemli ve kalıcı olmayan bir faktördür. Daha iyi bir maaş, daha ucuz bir ürün her şeyi bir anda alt... Devamı »

  • Kabile Çağı Geri Geldi

    İnsan zihni, acıdan kaçınırken, ödülleri maksimize etmek ister. Bu, hayatta kalmak için gereklidir. İnsanlık tarihine baktığımızda kıtlık ön plandadır. Tehlike çoktur ve kaynak genellikle azdır veya fazlaca çaba ister. İnsan avlanmak zorundadır. Avlanırken ve korunurken kabile halinde yaşamak genlerine işlemiştir. Tarım hayatına geçerek yerleşmeye ve çoğalmaya başlayan insanlar için ilk büyük devrim, seri imalat devrimidir. Kıtlığa karşı, ilk defa seri... Devamı »

  • Bilinçaltı ve Müşteriyi Okumak

    Zihinsel Pazarlamanın işi beyinle, dolayısıyla zihinle… Zihni ise bilinçli ve bilinçsiz, daha doğrusu bilinç ve bilinçaltı oluşturuyor. Bilinçaltı ismi ile Google ‘görsel’ olarak araştırdığınızda karşınıza ürpertici görseller çıkabiliyor. Bunun en temel sebebi anlamadığımız, elde tutamadığımız kavramlardan genellikle korkuyor olmamız. Psikolog Scott Peck’in tabiri ile zihnimizi toplam bir daire oluşturursa, bilinçaltı bu dairenin %95 veya biraz daha fazlasını temsil etmektedir. Eğer... Devamı »

  • Dikkat Dağınıklığı ve Dürtüler mi? Prefrontal Korteks!

    Zihnimiz… Biz mi onu kullanıyoruz, o mu bizi? Amacı bizi hayatta tutmak, bu sebeple asgari düzeyde enerj harcayarak bizi hayatta tutacak ve türümüzü devam ettirecek kararlarımızı otomatik olarak bilinçaltından veriyor… Biz farkında değilsek onun kararları doğrultusunda yaşıyoruz hayatımızı. Özgür iradenin olmadığını sorgulayan birçok kişinin düştüğü tuzak zihnin gözlemleyebildiğimizin farkında olmamak. Gözlemleyebiliyoruz, gözlemliyorsak ondan farklı bir şeyizdir. Onun davranışlarını izler ve... Devamı »