NEUROMARKETING

Yorum Yok
7 Nisan 2012
Kategori Nörobilim, Pazarlama
Etiketler , , , ,
Paylaş

buy button

Tüketicilerde “satın al” düğmesi mi arıyorsunuz?

İşte, nörobilim bu düğmenin yerini belirlemek için çalışıyor. Tüm davranışlarımızın %85-95’i zihinde bilinçaltı tarafından kontrol ediliyor. Bunun da asıl patronu “Eski Beyin“. Eski beynimiz 450 milyon yıldır insanoğlunun evrimleşme sürecindeki en eski kısımdır. Eski beyinden sonra orta beyin ve daha sonra yeni beyin oluşmuştur:

Yeni beyin düşünce merkezi, orta beyin duygu merkezi ve eski beyin de karar verme mercidir.

Genellikle tüketiciler bilinçaltı seviyesinde nasıl karar verdiğini bilmeden satın alma eylemini gerçekleştirir.  Bu kararları veren eski beynin empati veya sabır gibi özellikleri yoktur. İşte bu noktada Zihinsel Pazarlamayı (Neuro Marketing) eski beyin ile iletişim kurmakta kullanabilirsiniz.

Temelde altı taktik ile mesajınızı eski beyne iletebilirsiniz:

1. Eski Beyin Bencildir
Bu sebeple sen/senin diye hitap etmeniz gerekiyor.
En iyi örnekler: Burger King; ‘Ateş seni çağırıooo’/Nike; ‘Just do it!’/Coca-Cola Light; ‘Işığını yansıt!’

sen dili

 

2. Kontrast
Zihin, karşıtlık kavramlarını hemen algılar. Siyah-Beyaz kontrastı, düz beyaz bir zeminde renkli bir obje, gürültünün arasındaki bir anlık sessizlik gibi… Kontrastı yazı dili veya duygularla da verebilirsiniz…

kontrast

 

3. Fayda / Yarar
Ürün veya servisten alınacak faydayı direkt ve net olarak söylemek: “Pizzanız, 30 dakikada evinizde” gibi…
Fayda, kampanya, mesaj… Söylemeye çalıştığınız neyse, bu somut olmalı! Mümkünse her seferinde bir mesaj, eğer sıcak satış yapıyorsanız en fazla üç faydadan bahsedilmeli.

4. Başlangıç ve Son
Eski beynin algıları başlangıçta ve sonda açıktır. İlkleri ve sonları hatırlarız. Can alıcı mesajı başta verip, sonda hatırlatılmalıdır.

start end

 

5. Görsellik
Eski beynin aklında ağırlıklı görsel uyarıcılar kalır, söz ve yazı arka planda kalmaktadır. Dinlediklerimizin sadece %20’sini hatırlarken, sözlerin yanında görsel eklendiğinde bu oran %70’e çıkmaktadır.

6. Duygu
Eski beyin eğer emniyette hissediyorsa, duygusal öğeler akılda kalıcılık açısından önem kazanıyor.
Tüketici mesajı alırken aşırı duygular hissedebilirse o mesajın hatırlanması ve etkisi daha fazla olacaktır.

Örnek olarak bu basit gibi gözüken reklamda bir çok unsur kullanılmış: ‘Bir yerlere gidin” diyerek sen dili kullanılırken, motosiklette müzik dinleyebileceğiniz somut bir fayda, size yaşatacağı duygular görsel olarak verilmiş; siyah zemin üzerine beyaz renk, kontrast yaratılarak eski beyne hitap etmektedir…

Bu maddelerin tamamını kullanmak mümkün olmasa da, iletişim hangi şekilde olursa olsun, bu maddelerin kullanılması etkiyi artıracaktır. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hakkında

“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”

Deniz Öztaş; TED Ankara Koleji, ODTÜ Makine ve ODTÜ İşletme Yüksek Lisansı ile 18 senelik eğitim hayatında öğrendiklerini 2006 sonrasında unutma sürecine girip, yeniden öğrenmeyi seçti, yeniden bir yolculuğa başladı...

Devamı...

NeuroMarketing Business Association Resmi İş Ortağı

neuromarketing business association

Takip Et

Popüler Yazılar

  • Zihnimizde Kaç Kişi Var?

      Şu ana kadar beyni üç ana kısımda inceledik; eski beyin (sürüngen), orta beyin (memeli) ve yeni beyin (mantık)… Eski beyin, sürüngen beynimiz ve en ilkel olmasına rağmen büyük patron olan ve kendini guvende hissetmediği zaman kontrolü başka kimseyen bırakmayan kısım. Orta beyin ise duygusal olan memeliler ile benzeşen kısım. Yeni beyin ise özellikle hiç bir canlıda bu kadar gelişmemiş... Devamı »

  • İlk Müşteriniz Çalışanınız

    Ürününüz ne olursa olsun, son kullanıcıya ulaşana kadar bir çok çalışanız ve sizin için satış yapan bir firmanın elinden geçer ürün. Tüm bu yolculuk boyunca emek sarf eden insanların sizin ürününüzü satmaları için iyi bir neden’leri olması gerekir. Sadece para kısa dönemli ve kalıcı olmayan bir faktördür. Daha iyi bir maaş, daha ucuz bir ürün her şeyi bir anda alt... Devamı »

  • Kabile Çağı Geri Geldi

    İnsan zihni, acıdan kaçınırken, ödülleri maksimize etmek ister. Bu, hayatta kalmak için gereklidir. İnsanlık tarihine baktığımızda kıtlık ön plandadır. Tehlike çoktur ve kaynak genellikle azdır veya fazlaca çaba ister. İnsan avlanmak zorundadır. Avlanırken ve korunurken kabile halinde yaşamak genlerine işlemiştir. Tarım hayatına geçerek yerleşmeye ve çoğalmaya başlayan insanlar için ilk büyük devrim, seri imalat devrimidir. Kıtlığa karşı, ilk defa seri... Devamı »

  • Bilinçaltı ve Müşteriyi Okumak

    Zihinsel Pazarlamanın işi beyinle, dolayısıyla zihinle… Zihni ise bilinçli ve bilinçsiz, daha doğrusu bilinç ve bilinçaltı oluşturuyor. Bilinçaltı ismi ile Google ‘görsel’ olarak araştırdığınızda karşınıza ürpertici görseller çıkabiliyor. Bunun en temel sebebi anlamadığımız, elde tutamadığımız kavramlardan genellikle korkuyor olmamız. Psikolog Scott Peck’in tabiri ile zihnimizi toplam bir daire oluşturursa, bilinçaltı bu dairenin %95 veya biraz daha fazlasını temsil etmektedir. Eğer... Devamı »

  • Dikkat Dağınıklığı ve Dürtüler mi? Prefrontal Korteks!

    Zihnimiz… Biz mi onu kullanıyoruz, o mu bizi? Amacı bizi hayatta tutmak, bu sebeple asgari düzeyde enerj harcayarak bizi hayatta tutacak ve türümüzü devam ettirecek kararlarımızı otomatik olarak bilinçaltından veriyor… Biz farkında değilsek onun kararları doğrultusunda yaşıyoruz hayatımızı. Özgür iradenin olmadığını sorgulayan birçok kişinin düştüğü tuzak zihnin gözlemleyebildiğimizin farkında olmamak. Gözlemleyebiliyoruz, gözlemliyorsak ondan farklı bir şeyizdir. Onun davranışlarını izler ve... Devamı »