NEUROMARKETING

Yorum Yok
30 Haziran 2015
Kategori Bireysel Gelişim, Pazarlama
Etiketler
Paylaş

The DUFF

DUFF mı? O da ne? DUFF’ın anlamı “Ayarlanmış Çirkin Şişman Arkadaş” (Designated Ugly Fat Friend). Peki kim neden ve nasıl ayarlıyor bu arkadaşı?

Hatırlayacağınız gibi insan zihni karşılaştırma yaparak anlayabilen bir yapıya sahip. Öğrenme süreci de zıtlıklar ve ayrımlar üzerine kurulu. Kısa – uzun, tanıdıklar ve yabancılar gibi…

Kısaca DUFF, özellikle okul çağlarında daha belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor ve ilerleyen yaşlarda daha gizleniyor veya kayboluyor. Hani okulun güzel kızlarının yanında onlar kadar güzel olmayan bir kız daha vardır ya; işte ona DUFF deniyor. Bu kişi diğerlerini göreceli  olarak daha güzel gösteriyor.

İşte The DUFF filmi bu konuyu esprili ve romantik bir şekilde ele almış. Filmde fazla üzerinde durulmayan konu ise DUFF’ın işe yaraması için size belli özelliklerde benzemesi gerekiyor ki, nispeten güzel olanın özellikleri daha belirgin olsun.

Önemli soru şu: güzel arkadaşlar bu DUFF diye tabir edilen kişileri bilerek mi belirliyor? Aslında cevap hayır ve ortada kişisel bir durum yok. Mağaralarda yaşayan atalarımızın beyinleri bizimkilerden pek farklı değildi. O zamanları gözünüzün önüne getirirseniz en önemli amaç korunmak ve üremek. Mağarada üremek için bekleyen kadınlar ırkın devamını sağlamak amacı ile kendilerini beğendirmek durumundaydı. Bu da kadınlar arasında rekabeti tetikleyen bir durumdu. Çok büyük bir ihtimal içgüdüsel olarak bize benzeyen ama bizim biraz daha güzel kalacağımız kişilerle arkadaşlık etme eğiliminde oluyoruz. Bu doğal seleksiyon gibi bir durum.The DUFF00

 

Kadınlarda rekabetten dolayı erkeklere göre daha fazla ortaya çıkan bir durum olmakla beraber, zihinle özdeşleşmeniz devam ettikçe bu durum cinsiyet ve yaş fark etmeksizin artabilir. Kendinden biraz daha fakir biri ile evlenip, kendinden biraz daha az kazanan insanlarla çalışıp, kendinden daha kötü oynayanlar maç yapmaya kadar gider işin sonu…

Bu ürünler için de geçerlidir. Aslında hiç satmayı hedeflemediğiniz giriş seviyesi ve özellikleri asgari düzeyde bir ürün DUFF rolü oynayacaktır. Bunun yanında güzelleştirilmiş ürün tüketicilere daha cazip görünür.

Zihin referans noktası arar.

Ancak zihnin ötesine geçtiğimizde bu koşullardan bağımsızlaşabiliriz. İnsanın zihin ve beden olmadığını, ergenlikle üreme ve beğenilme arzusunun temelinde üreme içgüdüsü yattığını ancak o zaman görürüz. Bu için zihinle mücadele etmek yerine onu gözlemlememiz ve sakinleşmesini beklemememiz yeterli olacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hakkında

“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”

Deniz Öztaş; TED Ankara Koleji, ODTÜ Makine ve ODTÜ İşletme Yüksek Lisansı ile 18 senelik eğitim hayatında öğrendiklerini 2006 sonrasında unutma sürecine girip, yeniden öğrenmeyi seçti, yeniden bir yolculuğa başladı...

Devamı...

NeuroMarketing Business Association Resmi İş Ortağı

neuromarketing business association

Takip Et

Popüler Yazılar

  • Zihnimizde Kaç Kişi Var?

      Şu ana kadar beyni üç ana kısımda inceledik; eski beyin (sürüngen), orta beyin (memeli) ve yeni beyin (mantık)… Eski beyin, sürüngen beynimiz ve en ilkel olmasına rağmen büyük patron olan ve kendini guvende hissetmediği zaman kontrolü başka kimseyen bırakmayan kısım. Orta beyin ise duygusal olan memeliler ile benzeşen kısım. Yeni beyin ise özellikle hiç bir canlıda bu kadar gelişmemiş... Devamı »

  • İlk Müşteriniz Çalışanınız

    Ürününüz ne olursa olsun, son kullanıcıya ulaşana kadar bir çok çalışanız ve sizin için satış yapan bir firmanın elinden geçer ürün. Tüm bu yolculuk boyunca emek sarf eden insanların sizin ürününüzü satmaları için iyi bir neden’leri olması gerekir. Sadece para kısa dönemli ve kalıcı olmayan bir faktördür. Daha iyi bir maaş, daha ucuz bir ürün her şeyi bir anda alt... Devamı »

  • Kabile Çağı Geri Geldi

    İnsan zihni, acıdan kaçınırken, ödülleri maksimize etmek ister. Bu, hayatta kalmak için gereklidir. İnsanlık tarihine baktığımızda kıtlık ön plandadır. Tehlike çoktur ve kaynak genellikle azdır veya fazlaca çaba ister. İnsan avlanmak zorundadır. Avlanırken ve korunurken kabile halinde yaşamak genlerine işlemiştir. Tarım hayatına geçerek yerleşmeye ve çoğalmaya başlayan insanlar için ilk büyük devrim, seri imalat devrimidir. Kıtlığa karşı, ilk defa seri... Devamı »

  • Bilinçaltı ve Müşteriyi Okumak

    Zihinsel Pazarlamanın işi beyinle, dolayısıyla zihinle… Zihni ise bilinçli ve bilinçsiz, daha doğrusu bilinç ve bilinçaltı oluşturuyor. Bilinçaltı ismi ile Google ‘görsel’ olarak araştırdığınızda karşınıza ürpertici görseller çıkabiliyor. Bunun en temel sebebi anlamadığımız, elde tutamadığımız kavramlardan genellikle korkuyor olmamız. Psikolog Scott Peck’in tabiri ile zihnimizi toplam bir daire oluşturursa, bilinçaltı bu dairenin %95 veya biraz daha fazlasını temsil etmektedir. Eğer... Devamı »

  • Dikkat Dağınıklığı ve Dürtüler mi? Prefrontal Korteks!

    Zihnimiz… Biz mi onu kullanıyoruz, o mu bizi? Amacı bizi hayatta tutmak, bu sebeple asgari düzeyde enerj harcayarak bizi hayatta tutacak ve türümüzü devam ettirecek kararlarımızı otomatik olarak bilinçaltından veriyor… Biz farkında değilsek onun kararları doğrultusunda yaşıyoruz hayatımızı. Özgür iradenin olmadığını sorgulayan birçok kişinin düştüğü tuzak zihnin gözlemleyebildiğimizin farkında olmamak. Gözlemleyebiliyoruz, gözlemliyorsak ondan farklı bir şeyizdir. Onun davranışlarını izler ve... Devamı »