Robin Sharma’nın şu cümlesi çok etkileyici:
“Hayat senin başarmanı istiyor, lütfen kendi önünden çekil!”
Belki çok başarılısınız, ünvan sahibisiniz ve geliriniz de makulün çok üzerinde…
Ancak yaptığınız işten keyif alıyor musunuz? Yaptığınız işin bir anlamı var mı? Başkalarına bir faydası var mı?
“Eğer hayatınızı bir sanatçı gibi yaratıcı bir şekilde yaşamak istiyorsanız, çok fazla geçmişe bakmanıza ihtiyaç yoktur. Kim olduğunuzu, ne yaptığınızı hiçe sayarak çöpe atmaya ihtiyacınız vardır.” [Steve Jobs]
Peki, neden bu kadar akıllı insan, kariyerlerinde belli bir noktada hedeflerinden, hayallerinden uzak bir şekilde hayatlarını rolantiye alıyorlar?
İki kelime: Rahatlık Alanı.
Beyin taramaları gösteriyor ki davranışlarımızın %90’ı bilinçaltımız tarafından yönetiliyor. Bu gerçek, onların durumlarını açıklamak için bir savunma mekanizması oluşturuyor; sonuç olarak neden yaptığımızı bilmiyoruz!
Bu doğru olabilir mi?
Herşey Çocukluğa Dayanıyor.
Hangi uzmanla konuşursanız konuşun, artık hepsi “temel inançları”mızın çocukluk yaşlarımızda oluştuğunu size söyleyebilir; özellikle beş yaşına kadar…
Bu dönemde, ebeveynler ve öğretmenlerin “Başkaları ne der sonra?”, “Bunu yapamazsın/yapmamalısın”, “Bu hayatta olmaz” veya “Bunu yapacak kadar akıllı değilsin” dediklerini düşünün…
Sonuç: Dünyamızı bu kalıplarla oluşturuyoruz, biz neysek o şekilde görüyoruz. Biz neysek dünyamız da o oluyor.
Çevremizdeki büyüklerden bu mesajları alan bizler, kendi farkındalığımız üzerinde çaba harcamak ve temel inançlarımız üzerinde çalışmak yerine kendimizden başka herkesi suçlayan insanlara dönüşüyoruz.
Savunma Mekanizması Doğuyor.
Rahatlık Alanından çıkmamak için diğer bir savunma mekanizması ise değişiklik yapamamak için her türlü bahaneyi bulmak, uydurmak ve buna inanmaktır. Bu kendine ihanet etmektir. Limandan çıkmayan bir gemi düşünebiliyor musunuz?
Herşey Zihinsel Yapımız.
Beynimizin evrimi çok uzun yıllara dayanıyor ve beynimiz halen aynı şekilde çalışıyor; temel görevi bizi hayatta tutmak. O dönemdeki diğer hayvanlar ile olan mücadele artık yok, insanoğlu şu anda daha rahat ve guvenli bir hayat sürüyor.
Zihnimiz bilinçaltı seviyesinde hala korkaktır… Rahatlık alanından çıkmaktan ürker.
‘Değişiklik ve rahatsızlık’ olmazsa ‘gelişim ve başarı’ gelmez.
Sonuç: seçimler ve ve oluşacak sonuçlar her kişinin kendisine bağlı…
Hedef ve hayallerinizin önünde duran temel inançlarınızı inceleyin.
Sebebi ne olursa olsun bu sizin zayıf yanınız ve gelişmek için fırsatınız.
Aksiyona geçmek için elinizdeki tek zaman dilimi ise ‘bugün’!


“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”