NEUROMARKETING

Yorum Yok
26 Nisan 2018
Kategori Bireysel Gelişim, Pazarlama, Yönetim
Etiketler , ,
Paylaş

Pazarlama, beklenti yönetimidir. Ürün ister elle tutulur fiziki bir mamul olsun, isterse servis ve deneyim; müşteride yaratılan beklenti, müşterin yaşadığı deneyim ile örtüşmelidir.

Memnuniyet: {Beklenti – Deneyim Dengesi}

Beklenti ne kadar yüksek olursa, ürünümüz o kadar daha fazla ilgi çeker ve değerli olur. Marka vaadini yerine getirirse, memnuniyet beklenti kadar veya biraz üzerinde değerli olur. Beklentinin az da olsa üzerini gerçekleştirmek ekstra puan kazandırır. Öte yandan güvenli bir alanda kalmak adına beklentiyi düşük tutarsak, hem ilgi azalır, hem de dilediğimiz bedeli talep edemeyebiliriz.

Asıl tehlike; gerçek deneyimin beklentilerin altında kalmasıdır. Çok iyi bir ürün olabilir, fiyat performansı da iyidir, ancak beklentinin altında kalması durumu felakete dönüştürebilir. Müşteri için kıyaslama beklenti ile yapılır. Yaratılan beklenti artık müşteri için referans noktasıdır.

Pazarlama nihai amacı satıştır. Satış ise ilişki demektir. Alan ve verenin ilişkisi… Dolayısıyla beklenti ve deneyim ilksei insan ilişkilerimiz için de geçerlidir. Müşterimizle olan ilişki, dostlarımızla olan ilişki, iş ortaklarımızla olan ilişki… vb.

Gerçek deneyim beklentinin biraz üzerinde kalmalıdır. Beklentiyi yönetmek, çok ince bir ayardır. Elbette her kişinin, aynı üründen veya ilişkiden aynı deneyimi yaşaması mümkün değildir. Her seferinde her kitle için beklenti seviyesi, onların deneyimlerine göre yeniden ayarlanmalıdır.

“Fazla iyimserlik”, beklentiyi yükseltebilen bir faktördür. Olumlu bakış açısı ve olumlu tutum faydalıyken, fazla iyimserlik hayal kırıklığına zemin hazırlayabilir. Psikologların evli çiftler ile yaptıkları araştırmaya göre ilişkileri hakkında “fazla iyimser” olan çiftler, fazla iyimser olmayan çiftlere göre daha fazla hayal kırıklığı yaşarken, en ufak karmaşayla bile baş edememişler. Psikologların vardıkları sonuç: “Fazla iyimser olmak yerine, gerçekçi olmak ve olumlu bir tavır takınmak.”

Bu sonuç tüm ilişkilerimiz için geçerli; özel, kurumsal ve şirket içi ilişkilerimiz. Elbette yaşamla olan ilişkimiz…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hakkında

“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”

Deniz Öztaş; TED Ankara Koleji, ODTÜ Makine ve ODTÜ İşletme Yüksek Lisansı ile 18 senelik eğitim hayatında öğrendiklerini 2006 sonrasında unutma sürecine girip, yeniden öğrenmeyi seçti, yeniden bir yolculuğa başladı...

Devamı...

NeuroMarketing Business Association Resmi İş Ortağı

neuromarketing business association

Takip Et

Popüler Yazılar

  • Zihnimizde Kaç Kişi Var?

      Şu ana kadar beyni üç ana kısımda inceledik; eski beyin (sürüngen), orta beyin (memeli) ve yeni beyin (mantık)… Eski beyin, sürüngen beynimiz ve en ilkel olmasına rağmen büyük patron olan ve kendini guvende hissetmediği zaman kontrolü başka kimseyen bırakmayan kısım. Orta beyin ise duygusal olan memeliler ile benzeşen kısım. Yeni beyin ise özellikle hiç bir canlıda bu kadar gelişmemiş... Devamı »

  • İlk Müşteriniz Çalışanınız

    Ürününüz ne olursa olsun, son kullanıcıya ulaşana kadar bir çok çalışanız ve sizin için satış yapan bir firmanın elinden geçer ürün. Tüm bu yolculuk boyunca emek sarf eden insanların sizin ürününüzü satmaları için iyi bir neden’leri olması gerekir. Sadece para kısa dönemli ve kalıcı olmayan bir faktördür. Daha iyi bir maaş, daha ucuz bir ürün her şeyi bir anda alt... Devamı »

  • Kabile Çağı Geri Geldi

    İnsan zihni, acıdan kaçınırken, ödülleri maksimize etmek ister. Bu, hayatta kalmak için gereklidir. İnsanlık tarihine baktığımızda kıtlık ön plandadır. Tehlike çoktur ve kaynak genellikle azdır veya fazlaca çaba ister. İnsan avlanmak zorundadır. Avlanırken ve korunurken kabile halinde yaşamak genlerine işlemiştir. Tarım hayatına geçerek yerleşmeye ve çoğalmaya başlayan insanlar için ilk büyük devrim, seri imalat devrimidir. Kıtlığa karşı, ilk defa seri... Devamı »

  • Bilinçaltı ve Müşteriyi Okumak

    Zihinsel Pazarlamanın işi beyinle, dolayısıyla zihinle… Zihni ise bilinçli ve bilinçsiz, daha doğrusu bilinç ve bilinçaltı oluşturuyor. Bilinçaltı ismi ile Google ‘görsel’ olarak araştırdığınızda karşınıza ürpertici görseller çıkabiliyor. Bunun en temel sebebi anlamadığımız, elde tutamadığımız kavramlardan genellikle korkuyor olmamız. Psikolog Scott Peck’in tabiri ile zihnimizi toplam bir daire oluşturursa, bilinçaltı bu dairenin %95 veya biraz daha fazlasını temsil etmektedir. Eğer... Devamı »

  • Dikkat Dağınıklığı ve Dürtüler mi? Prefrontal Korteks!

    Zihnimiz… Biz mi onu kullanıyoruz, o mu bizi? Amacı bizi hayatta tutmak, bu sebeple asgari düzeyde enerj harcayarak bizi hayatta tutacak ve türümüzü devam ettirecek kararlarımızı otomatik olarak bilinçaltından veriyor… Biz farkında değilsek onun kararları doğrultusunda yaşıyoruz hayatımızı. Özgür iradenin olmadığını sorgulayan birçok kişinin düştüğü tuzak zihnin gözlemleyebildiğimizin farkında olmamak. Gözlemleyebiliyoruz, gözlemliyorsak ondan farklı bir şeyizdir. Onun davranışlarını izler ve... Devamı »