NEUROMARKETING

Yorum Yok
6 Ekim 2012
Kategori Bireysel Gelişim, Pazarlama
Etiketler , ,
Paylaş

hayır cevabını nasıl evete çevirirsin00

İlk seferinde reddedilmek, asıl istediğinizi elde etmek için yardımcı olabilir mi?

Gençlik zamanımızda herkesin peşinde pervane olduğu bir kız mutlaka vardır. Herkes genelde aynı kıza baktığından kimse kıza yanaşmaya cesaret edemez. Genelde onu uzaktan süzmekle yetinirler. Kaldı ki, herkesin ortasında yapılacak bir hamle kesinlikle intihar olabilir ve kesinlikle risklidir… Böyle bir durumda doğru strateji ne olmalıdır? Erkeklerden biri, tüm cesaretini toplayıp, cevabını bile bile, “Benimle çıkmak ister misin?” diye sorar; kız, şaşırarak “Hayır” der. Kibarca “Teşekkür ederim” deyip yanından uzaklaşır genç arkadaş. Sonuç mu? Kız, sadece bu soruyu sorana bakmaya başlar…

Şaşırtıcı ancak doğru bir şekilde ilk ve ikinci taleplerinizi ayarlarsanız böyle sonuçlar mümkün!

İkna etme uzmanlarından Robert Cialdini, zorlu çocuklar üzerinde basit bir deney yapar. Kolej öğrencilerine bir hayvanat bahçesi gezisi öncesinde yetimhanede iki saat gönüllü çalışmaları istenmiştir. Öğrencilerin sadece %17‘si olumlu yanıt verir. Başka bir taktik uygulanır ve olumlu cevaplar yaklaşık %50’ye fırlar.

Bu kadar artış nasıl mümkün olur? Asıl soru sorulmadan önce, çocuklardan “iki yıl boyunca haftada iki saat gönüllü ücretsiz çalışma” talep edilmiştir… Tahmin edebileceğiniz gibi herkes bu talebi reddetmiş. Ardından, sadece tek sefer iki saatlik teklif önerildiğinde kabul edilme oranı yaklaşık 3 kat artmış.

Ancak, bu seçimde diğer bir faktör daha etkili; zihnin karşılaştırma-kıyaslama ile karar vermesi… Daha ağır şartlardaki teklifi son teklif ile kıyaslayan zihin, ikinci teklifi çok daha makul karşılar. Bağış isterken de, büyük bir miktar talebin ardından, kurabiye satmaya çalışırsanız, kurabiye satmak kolaylaşacaktır.

Sıralamanın Önemi 

İstekler sıralı olmalı ve ikinci asıl istek dile getirilmeden önce ilk istek kolayca geri çevrilecek kadar yüksek teklif olmalı… Ardından fark yaratacak kadar küçük bir teklif verilmeli…

hayir3

 

Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlar

Çok aşikar ki, kar amacı gütmeyen kuruluşlar için, bu sistem çok uygun. Özellikle ilk seferinde olumlu yanıt vermeyenler, aynı zamanda kendilerinde hafif bir burukluk yaşayabilirler. Onlara şans tanıyın. Kar amaçlı firmalar için sistemin yürümesi için, müşterinin ürüne ihtiyacı olması veya ürünü sevmesi gerekir. Müşterinin hiç bir motivasyonu yoksa, taktik fazla bir anlam ifade etmez.

Paradan para kazanmak istemeyen birine yüksek veya ardından az bir yatırım yapmasını istemek bir etki yaratmaz.
Ayrıca satıcının müşteri ile olan ilişkisi de sonuçta etkilidir. Ama unutmayın:

“Reddedilmekten korkmayın, işinize yarayabilir.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hakkında

“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”

Deniz Öztaş; TED Ankara Koleji, ODTÜ Makine ve ODTÜ İşletme Yüksek Lisansı ile 18 senelik eğitim hayatında öğrendiklerini 2006 sonrasında unutma sürecine girip, yeniden öğrenmeyi seçti, yeniden bir yolculuğa başladı...

Devamı...

NeuroMarketing Business Association Resmi İş Ortağı

neuromarketing business association

Takip Et

Popüler Yazılar

  • Zihnimizde Kaç Kişi Var?

      Şu ana kadar beyni üç ana kısımda inceledik; eski beyin (sürüngen), orta beyin (memeli) ve yeni beyin (mantık)… Eski beyin, sürüngen beynimiz ve en ilkel olmasına rağmen büyük patron olan ve kendini guvende hissetmediği zaman kontrolü başka kimseyen bırakmayan kısım. Orta beyin ise duygusal olan memeliler ile benzeşen kısım. Yeni beyin ise özellikle hiç bir canlıda bu kadar gelişmemiş... Devamı »

  • İlk Müşteriniz Çalışanınız

    Ürününüz ne olursa olsun, son kullanıcıya ulaşana kadar bir çok çalışanız ve sizin için satış yapan bir firmanın elinden geçer ürün. Tüm bu yolculuk boyunca emek sarf eden insanların sizin ürününüzü satmaları için iyi bir neden’leri olması gerekir. Sadece para kısa dönemli ve kalıcı olmayan bir faktördür. Daha iyi bir maaş, daha ucuz bir ürün her şeyi bir anda alt... Devamı »

  • Kabile Çağı Geri Geldi

    İnsan zihni, acıdan kaçınırken, ödülleri maksimize etmek ister. Bu, hayatta kalmak için gereklidir. İnsanlık tarihine baktığımızda kıtlık ön plandadır. Tehlike çoktur ve kaynak genellikle azdır veya fazlaca çaba ister. İnsan avlanmak zorundadır. Avlanırken ve korunurken kabile halinde yaşamak genlerine işlemiştir. Tarım hayatına geçerek yerleşmeye ve çoğalmaya başlayan insanlar için ilk büyük devrim, seri imalat devrimidir. Kıtlığa karşı, ilk defa seri... Devamı »

  • Bilinçaltı ve Müşteriyi Okumak

    Zihinsel Pazarlamanın işi beyinle, dolayısıyla zihinle… Zihni ise bilinçli ve bilinçsiz, daha doğrusu bilinç ve bilinçaltı oluşturuyor. Bilinçaltı ismi ile Google ‘görsel’ olarak araştırdığınızda karşınıza ürpertici görseller çıkabiliyor. Bunun en temel sebebi anlamadığımız, elde tutamadığımız kavramlardan genellikle korkuyor olmamız. Psikolog Scott Peck’in tabiri ile zihnimizi toplam bir daire oluşturursa, bilinçaltı bu dairenin %95 veya biraz daha fazlasını temsil etmektedir. Eğer... Devamı »

  • Dikkat Dağınıklığı ve Dürtüler mi? Prefrontal Korteks!

    Zihnimiz… Biz mi onu kullanıyoruz, o mu bizi? Amacı bizi hayatta tutmak, bu sebeple asgari düzeyde enerj harcayarak bizi hayatta tutacak ve türümüzü devam ettirecek kararlarımızı otomatik olarak bilinçaltından veriyor… Biz farkında değilsek onun kararları doğrultusunda yaşıyoruz hayatımızı. Özgür iradenin olmadığını sorgulayan birçok kişinin düştüğü tuzak zihnin gözlemleyebildiğimizin farkında olmamak. Gözlemleyebiliyoruz, gözlemliyorsak ondan farklı bir şeyizdir. Onun davranışlarını izler ve... Devamı »